Bu beyefendiler 16 milyon emekliye bir yıl boyunca ödenen emekli maaşının bir buçuk katını uluslararası sermayeye faiz olarak ödüyorlar. Ama bunu hiç dert edindiklerini duyan oldu mu? Tam tersine tekelci sermayeyi daha da zengin etmek için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar.
Bir SGK Başkanı düşünün, 3 ayrı kurumdan birden maaş alıyor. Emekli olduğunda bugün milyonlarca emeklinin aldığı maaşın 8-10 katını alacak. Ve bu SGK Başkanı çıkıp ölmediği için emekliyi suçluyor. Ortalama yaşam süresi uzadığı için SGK’nın mali dengeleri bozuluyormuş!…
Vicdansızlık değil bu! Pişkinlik, arsızlık, artık daha ne derseniz…
Ve bu düzenin gerçeği… Bu düzende işçinin, emeği ile geçinenin kapitalistlerin tatlı kârlarını büyütmeye devam ettiği sürece yaşamasına izin var. Sömürü çarklarının arasında ömrünüzü verseniz de eğer iş cinayetlerinde ölmediyseniz emekli olup da iki gün gün yüzü görmeye hakkınız yok onların gözünde. Çünkü o günden sonra sadece bir maliyet kalemisiniz onlar için. Sanki yıllarca ödediğiniz vergilerle sürdürdükleri safahat sizin sayenizde değilmiş gibi, sanki aldığınız üç kuruş emekli maaşı için yıllarca prim ödememişsiniz gibi…
Emekli kirasını ödeyemiyor, pazara çıkamıyor, torununa harçlık veremiyor… Ama onlar nefes almasını bile yük olarak gördükleri emeklilerin yıllarca ödediği prim ve vergilerle üçer beşer maaşları götürüyor, lüks içinde yaşamaya devam ediyorlar.
Bu beyefendiler 16 milyon emekliye bir yıl boyunca ödenen emekli maaşının bir buçuk katını uluslararası sermayeye faiz olarak ödüyorlar. Ama bunu hiç dert edindiklerini duyan oldu mu? Tam tersine tekelci sermayeyi daha da zengin etmek için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar.
Ve sıra emekliye gelince “öl!” diyorlar. Emekli ölsün, yok olsun ki onlar da yandaşlara, kapitalistlere daha fazla kaynak aktarabilsin!..
Yok olması gereken şeyler var elbette bu düzende… Mesela bu emekliye, emekçiye düşman olan anlayış… Mesela bu anlayışın tepesine kurulduğu kapitalist sömürü düzeni… Bu düzen yıkılacak! Başka yolu yok!



