Cumartesi, Eylül 12, 2026

DOSYA / Tüm Yazılar

Türk Metal gerçeği

Kurtlar sofrasında Suriye

Rakamlarla örgütsüzlük!

Vergi soygununa son!

1946 Sendikacılığı

1908 grevleri

Verilerle asgari ücret

AKP’den inciler…

Dilim dilim vergi soygunu

KAPAK

Gerçek bir barış işçi sınıfının eseri olacak!

“Gerçek ve kalıcı barış, savaşlardan beslenen emperyalist-kapitalist düzenin aşılmasıyla mümkün olacaktır. Sömürünün, baskının, emperyalist rekabetin ve halkların birbirine karşı kışkırtılmasının olmadığı, barış içinde yaşanılacak bir dünya, ancak sosyalizm mücadelesiyle kurulabilir.”

Bölgesel asgari ücrete karşı mücadeleye

Bizlere dayatılan kölelik koşullarına, haklarımıza ve geleceğimize yönelen saldırılara karşı yapmamız gereken birliğimizi oluşturmak, sermayenin ve iktidarın karşısında durmaktır.

Sarayın kendi bahçesine operasyonları çürümenin kanıtıdır!

Bu bir arınma değil, rejimin kendini yeniden tahkim etme çabasıdır. Çöpe atılanların yerine yenileri konulurken pisliğin üzeri de propaganda ile örtülmeye çalışılıyor. Ama bu düzenin çürümüşlüğü artık kendi duvarlarını da aşıyor.

Kazanmak için kararlı ve dişe diş bir mücadele

Önümüzdeki süreçte daha da artması kaçınılmaz olan saldırılar karşısında kaybettiklerimizi kazanmanın ve yeni haklar elde etmenin yolu, hedefe kilitlenen dişe diş bir mücadele hattını kuşanmaktan geçiyor. Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi, kararlı bir mücadelenin ve bundan güç olan sınıf dayanışmasını önemini bir kez daha işaret ediyor.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-3

Öncü işçiler, anti-emperyalizmi her zaman sınıf mücadelesi perspektifiyle ele almak zorundadır. Emperyalist sistem, dünya çapında örgütlenmiş kapitalist bir sistemdir ve her ülkedeki dayanağı o ülkenin sermaye sınıfıdır. Dolayısıyla emperyalizme karşı mücadele, işçi sınıfının kendi burjuvazisine karşı yürüttüğü mücadeleden bağımsız düşünülemez. Bu bağ kurulmadığında, anti-emperyalizm sadece içi boş bir slogana dönüşür.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş

Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1

“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”