Perşembe, Ocak 22, 2026

1-15 Kasım 2025

SAYI 067

16-31 Ekim 2025

SAYI 066

1-15 Ekim 2025

SAYI 065

1-15 Temmuz 2025

SAYI 059

1-15 Mayıs 2025

SAYI 055

16-30 Nisan 2025

SAYI 054

1-15 Nisan 2025

SAYI 053

16-31 Mart 2025

SAYI 052

1-15 Şubat 2025

SAYI 049

16-31 Ocak 2025

SAYI 048

1-15 Ocak 2025

SAYI 047

1-15 Kasım 2024

SAYI 043

16-31 Ekim 2024

SAYI 042

1-15 Ekim 2024

SAYI 041

16-30 Eylül

SAYI 040

1-15 Eylül 2024

SAYI 039

1-15 Temmuz 2024

SAYI 035

1-15 2024

SAYI 032

1-15 Nisan 2024

SAYI 030

16-31 Mart 2024

SAYI 029

1-15 Mart 2024

SAYI 028

1-15 Şubat 2024

SAYI 026

16-31 Ocak 2024

SAYI 025

1-15 Ocak 2024

SAYI 024

16-31 Ekim 2023

SAYI 019

1-15 Ekim 2023

SAYI 018

1-15 Mayıs 2023

SAYI 009

16-30 Nisan 2023

SAYI 008

1-15 Nisan 2023

SAYI 007

16-31Mart 2023

SAYI 006

1-15 Mart 2023

SAYI 005

1-15 Şubat 2023

SAYI 003

16-31 Ocak 2023

Sayı 002

1-15 Ocak 2023

Sayı 001

KAPAK

Emperyalizm yenilecek!

“Yenilmez görünen, ancak Çin Devrimi’nin büyük önderi Mao’nun da ifade ettiği gibi, aslında kâğıttan bir kaplan kadar kırılgan olan emperyalizmi ve onun savaş ile saldırı politikalarını durdurabilecek tek güç, işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilen halkların birleşik mücadelesidir.”

Yapacak çok şey var!

Tüm bu saldırılara rağmen işçi sınıfı içinde öne çıkan mücadeleci işçiler, yapılacak çok şey olduğunu gösteriyor. Kormetal’de yaşanan işten atma saldırısı karşısında fabrika önüne giderek arkadaşlarına seslenen işçinin dediği gibi: “Emeğiyle tüm zenginlikleri yaratanlar kurbanlık koyun değildir. Usulca bıçağın altına kelleyi koymak kaderimiz değildir.”

“Uluslararası hukuk” kimi korur?

Sonuç olarak “uluslararası hukuk” emperyalistlerin haydutluğunu durdurmaz, en fazla onların kendi iç çelişki ve çatışmalarını yönetmeye yarar. Bu nedenle ezilen halklar, işçi sınıfı ve emekçiler için gerçek güvence hukuki metinler değil, kendi güçleri ve örgütlülükleridir. Dizginlerinden boşanan emperyalist barbarlık karşısında işçi sınıfı, kendi tarihsel gücüne güvenmek zorundadır. Emperyalizme karşı mücadele, hukuka sığınarak değil, barbarlığı olanaklı kılan sömürü düzenini ortadan kaldırmayı hedefleyerek başarıya ulaşabilir.

İşçilerin birliği, halkların kardeşliği için!

Ortadoğu halkları kendi kaderlerini kendileri tayin etmelidir. IŞİD artığı HTŞ’ye yapılan tüm yardımlar derhal kesilmelidir. ABD emperyalizminin güdümünde, sermaye sınıfının çıkarları ve iktidarın gerici ideolojisi doğrultusunda yürütülen saldırgan dış politikaya dur denilmelidir.

Demokrasi kavramı üzerine 5 / İşçi demokrasisi

İşçi demokrasisinin, burjuva demokrasisinden binlerce kat daha demokratik ve üstün olduğu gerçeği gerek Paris Komünü deneyimi gerekse 1917 Ekim Devrimi’yle somut olarak doğrulanmıştır.

Demokrasi kavramı üzerine 4 / Burjuva demokrasisi

Kapitalist düzende üretim araçlarıyla birlikte devlet de burjuvaziye aittir. Dolayısıyla bu düzende “eşitlik”, “özgürlük” ve “demokrasi” gibi kavramlar, üretim araçlarının özel mülkiyetinin burjuvaziye ait olduğu ve bununla birlikte siyasal iktidarın da ona ait olduğu gerçeğini gizlemeye yarar.

Demokrasi kavramı üzerine-3 / Sömürü, devlet ve demokrasi

İşçi sınıfının kendi mücadelesiyle elde ettiği oy hakkı, yasalar önünde eşitlik, biçimsel seçilme hakkı gibi kazanımlar da siyasal iktidarın gerçek niteliği konusunda yanılsamalara yol açtı. Burjuvazi önce zorla kabul etmek zorunda kaldığı bu hakları, sonrasında sömürü düzenini geniş kitlelere onaylatmanın aracına çevirdi. Bu da işçi sınıfı ve emekçilerin, üretim araçlarına sahip olan kapitalistlerin siyasal iktidarın da esas sahibi olduğu ve devlet denilen mekanizmanın onlara hizmet ettiği gerçeğini kavramasını zorlaştırdı.