15-16 Haziran’a giden yolda bir fabrika direnişi…
Demirdöküm’den ve onlarca fabrikadan yükselen ateş, kısa süre sonra sokakları ve meydanları sardı. Fabrikalarda biriken öfke, 15-16 Haziran’da kitlesel bir sınıf hareketine dönüştü.
İşçi sınıfının büyük öğretmeni Engels
Marks ve Engels’in insanlığa bıraktığı düşünsel ve pratik miras, kapitalist sömürü düzeni var oldukça yol göstermeye devam edecektir. Onların ortaya koyduğu bilimsel sosyalizm, dünya işçi sınıfının en büyük ideolojik, politik ve pratik silahı olmayı sürdürecektir. Bu miras gerçek değerine ise, emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulduğu sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın kurulmasıyla kavuşacaktır.
Emperyalizmin böldüğü ada, şovenizmin kanattığı yara
Kıbrıs sorununun çözümü; ne BM’nin bitmek bilmeyen oyalama masalarında ne garantör devletlerin emperyalist planlarında ne de adanın bölünmüşlüğünü kalıcılaştıran politikalardadır. Adanın kaderini tayin hakkı ne Ankara’ya, ne Atina’ya, ne Londra’ya, ne de Washington’a aittir. Bu hak sadece ve sadece Kıbrıs’ta yaşayan halklarındır.
Kore’de emperyalizm için dökülen kan ve bağımlılığın bedeli
Türkiye’nin emperyalizme bağımlılığı bir kader değildir. Bu bağımlılığın temelinde ülkenin kapitalist gelişme rotası ve sermaye sınıfının çıkarları bulunmaktadır. Dolayısıyla gerçek bağımsızlık, yalnızca NATO’dan çıkmakla değil, emperyalizme bağımlılığı üreten kapitalist düzenle hesaplaşmakla mümkündür.
1968’den bugüne, 6. Filo’dan NATO Zirvesi’ne…Emperyalizme geçit yok!
Dün Vietnam’da halkları katledenler, bugün Filistin’de, Ortadoğu’da, Ukrayna’da ve dünyanın dört bir yanında savaş politikalarını sürdürüyor. Dün gençliğe saldıran düzen, bugün de işçileri, emekçileri ve gençliği yoksulluk, baskı ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakıyor.
Onlar, bir halkın bilinci ve umudu oldular
Eylemler, direnişler, boykotlar, grevler birbirini izlerken Denizler’i bir adım öne çıkaran ise yürüttükleri mücadele içinde tüm bu yaşananların bir düzen sorunu olduğunu ve çözümünün ancak bu düzenin yıkılmasından geçtiğini kavramaları oldu.
TARİH / Tüm Yazılar
KAPAK
Sömürü ve zorbalık düzenine karşı emeğin ve özgürlüğün için dövüş!
“Saray rejiminin fütursuz baskı ve zorbalık politikaları toplumda umutsuzluk yaratırken, tarih bu rejimi ve arkasındaki sermaye düzenini alaşağı edecek gücü, işçi sınıfını göreve çağırıyor.”
Smart Solar işçisi hakları ve geleceği için direnişe geçti!
Smart Solar direnişi, mücadele azmiyle işçi sınıfının mücadelesine yeni bir soluk olmuş durumda.
İçinden geçilen karanlık tabloya aldırmadan talepleri ve özlemleri için birleşen, kararlı bir şekilde mücadele eden Smart Solar işçileri, tabandan yükselen iradenin mücadeleci bir anlayışla örgütlendiğinde değişimi yaratabilecek temel güç olduğunu bir kez daha gösteriyor.
İktidarın algı operasyonları ve gerçekler
Gün geçtikçe seçmen desteğini, meşruiyetini kaybeden, çok yönlü krizlerle boğuşan iktidar, çaresizce saldırıyor. Yeniden iktidarını güvenceleyebilmek için her bir tuşa basıyor. Tepeden tırnağa yolsuzluğa, suça batmış iktidar, yürüttüğü operasyonlarla da adaleti “tesis” edeceği iddiasıyla davranarak göz boyamaya çalışıyor. Ancak nafile…
Her geçen gün tükenen, tükendikçe saldırganlaşan sermaye iktidarına ve onun yarattığı karanlığa karşı çözüm işçi ve emekçilerin örgütlenmesinden, sermaye iktidarına karşı mücadeleyi büyütmesinden geçiyor.
2027-2029 OVP ve işçi sınıfı
2027-2029 OVP’si, AKP’nin krizi işçi sınıfına fatura ederek yönetme planının devam ettiğinin bir göstergesidir. Çelişkilerle dolu programın yıldan yıla değişmeyen tek tutarlılık alanı da burasıdır. İşçi sınıfının ve emekçilerin geniş bir kesiminin, sermaye sınıfının çıkarları için yazılan sahte iyimser tablolara karnı tok. Ancak bu bilinç kendi başına sorunları çözmüyor. İnsanca yaşam koşullarının ve güvenli bir geleceğin kapısını aralayan yol, iktidarın ekonomik yıkım programlarına karşı dişe diş bir mücadeleden ve örgütlü bir sınıf tutumundan geçiyor.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-3
Öncü işçiler, anti-emperyalizmi her zaman sınıf mücadelesi perspektifiyle ele almak zorundadır. Emperyalist sistem, dünya çapında örgütlenmiş kapitalist bir sistemdir ve her ülkedeki dayanağı o ülkenin sermaye sınıfıdır. Dolayısıyla emperyalizme karşı mücadele, işçi sınıfının kendi burjuvazisine karşı yürüttüğü mücadeleden bağımsız düşünülemez. Bu bağ kurulmadığında, anti-emperyalizm sadece içi boş bir slogana dönüşür.
Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş
Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.
Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1
“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”