Pazar, Ağustos 9, 2026

Mücadelemiz bu düzen değişene dek sürecek!

Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 No’lu Şube Kadın Komisyonu Sözcüsü Naz Şakar Dilovası Katliamına dikkat çekmek için Gebze'de sendikalı işyerlerinde gerçekleştirilen eylemlerin ardından Emeğin Kurtuluşu için yazdı…

“İşçi katliamlarının karşısında, Dilovası davasının takibindeyiz”

Petrol İş Sendikası Elastron Kimya işyeri temsilcisi İrfan Çelik Dilovası Katliamına dikkat çekmek için Gebze'de sendikalı işyerlerinde gerçekleştirilen eylemlerin ardından Emeğin Kurtuluşu için yazdı...

Sivas’ı unutma, unutturma!

Sivas katliamının perde arkasındaki güçler, Çorum ve Maraş’ta gerçekleştirilen katliamların faili CIA, MİT ve kontrgerillaydı. Onlar, ‘77 1 Mayıs’ında Taksim’de, Gazi’de, Ulucanlar’da, 19 Aralık’ta, Amed, Suruç ve Ankara katliamlarında da iş başındaydılar.

Ücretlere ek zam! Krizin faturası kapitalistlere!

Temmuz ayında ek zam talebi mücadele edilmeden kazanılamaz! Ek zam için işçi sınıfı ve emekçilerin birleşik kitlesel mücadeleyi büyütmesi şarttır.

“7-8 Temmuz’da Ankara’ya!..”

7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO başkanlar zirvesi öncesinde, bu zirveye karşı bir araya gelen kurumların oluşturduğu NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik bileşeni BDSP’den Onur İnce ile yaklaşan zirve, buna karşı süregiden mücadele ve zirve günü gerçekleştirilecek eylemler üzerine konuştuk.

Emeğin yağması üzerine kurulmuş bir hanedanlık!

Azgın bir sömürünün ürünü bu “gurur” tablosu karşısında işçi ve emekçilere düşen mücadeleyi yükseltmektir. Yağmalanan emeğimiz, gasp edilen geleceğimiz için işçiler birleşmeli, sermayenin sömürü düzenine karşı ayağa kalkmalıdır.

GÜNCEL / Tüm Yazılar

Doyuramadık!

Sistem zehir saçıyor…

Şakacı Alperen…

KAPAK

Tek yol devrimci örgütlenme ve devrimci mücadeleyi büyütmektir!

İşçi sınıfı, düzeni doğrudan hedef alan bir hatta tabandan örgütlenmeli, düzen siyasetinden, onun araç ve yöntemlerinden ve buna dayalı siyasal alternatiflerden kesin olarak kopmalıdır. Başta sendikal olmak üzere kendi sınıf örgütlerini geri kazanmalı, bütün kurumlarıyla birlikte düzene meydan okuyan bir devrimci çizgi etrafında birleşilmelidir.

Emperyalistler ve işbirlikçileri kaybedecek

Bizler tüm işçileri, dünyamızı ve ülkemizi talan eden emperyalist-kapitalist düzene ve onun saldırganlık örgütü NATO’ya karşı mücadeleye katılmaya çağırıyoruz. Silah sanayiinde “başarı destanları” pazarlanırken, bunun emekçiler için ölüm ve yoksulluk anlamına geldiğini göstermek zorundayız. Tüm enerjimizle işçi sınıfını bu mücadelenin öznesi hâline getirmeliyiz.

Yeni parti ve “kara düzen”

Devletin kurucu partisi olmakla övünen CHP’den ayrılmak zorunda kalanların, işçi sınıfına ve emekçilere elle tutulur, anlamlı bir vaat sunamamaları elbette sürpriz değildir. Zira ne dünkü CHP’nin ne de onun aldığı yeni biçim olan bu yeni partinin, mevcut sermaye düzenine ve onun dayanağı olan emperyalist sisteme esaslı bir itirazının bulunması düşünülemez.

Kölelik zincirlerini kırmak için!..

Sermaye iktidarı, işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin örgütsüzlüğünden güç alarak pervasızlıkta sınır tanımıyor. Kazanılmış haklar gasp ediliyor, saldırılar tırmandırılıyor. Ekonomik krizin tüm yükünü omuzlamakla karşı karşıya bırakılan işçilerin, emekçilerin, emeklilerin yoksulluğu ise alabildiğine ağırlaşmış bulunuyor.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-3

Öncü işçiler, anti-emperyalizmi her zaman sınıf mücadelesi perspektifiyle ele almak zorundadır. Emperyalist sistem, dünya çapında örgütlenmiş kapitalist bir sistemdir ve her ülkedeki dayanağı o ülkenin sermaye sınıfıdır. Dolayısıyla emperyalizme karşı mücadele, işçi sınıfının kendi burjuvazisine karşı yürüttüğü mücadeleden bağımsız düşünülemez. Bu bağ kurulmadığında, anti-emperyalizm sadece içi boş bir slogana dönüşür.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş

Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1

“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”