Pazar, Eylül 20, 2026

“Biz yalnız emeğimize değil, odalarımıza da sahip çıkıyoruz”

MMO İzmir Şubesi’nde 12 ücretli mühendisin işten çıkarılmasıyla başlayan eylem süreci üzerine işten çıkarılan mühendislerden Rohat Aliş Ayas ile konuştuk...

Soykırımın pençesinde bir halk direniyor!

1982’den 2023’e, oradan 2026 Ağustos’una… Sabra direnç sembolü olmaya, İsrail siyonizmi katliamlarına, emperyalist-kapitalist dünya ise ikiyüzlülükle izlemeye devam ediyor.

Eğitimde çöküş sürüyor!

İşçi sınıfı ve emekçiler, eğitimi bir hak olmaktan çıkararak sınıfsal eşitsizliği derinleştiren bir araca dönüştüren bu sisteme karşı çıkmalı, elemeci yöntemin aksine bilimi öğreten, sorgulayan ve geliştiren bir eğitim için eşit, parasız ve bilimsel eğitim talepleriyle sermayenin ve iktidarın politikalarına karşı mücadele etmelidir.

“Büyüyen” ekonomi, derinleşen yoksulluk…

Türkiye’de bir “zenginleşme” vardır, ancak bu zenginleşme toplumsal bir refah artışı değil, sermayeye aktarılan kaynağın ve gelir adaletsizliğinin derinleşmesidir. Kişi başı 18 bin dolarlık milli gelir masalının, geçim sıkıntısı çeken milyonlarca işçi, emekçi, genç ve emekli için hiçbir karşılığı yoktur.

“Aşırı sıcaklarda çalışma standartları yasal güvenceye alınsın!”

Hava sıcaklıkları hızla yükselirken Birleşik Metal-İş Sendikası ve TTB konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında sıcakta çalışma standartlarının iyileştirilmesi ve yasal güvenceye alınması çağrısında bulundu.

Ormanlar yanıyor, sermaye yağmalıyor!

Ormana ve içindeki canlılara sahip çıkmak, insana sahip çıkmaktır. Doğa yoksa insan da yoktur; altımızdaki toprağın çekilmesine izin vermeyelim! Ormanlara, doğaya sahip çıkalım! Yanan ormanların, mahvedilen doğanın faili kapitalizme ve onun sadık hizmetkârı iktidara karşı mücadeleyi büyütelim!

GÜNCEL / Tüm Yazılar

Doyuramadık!

Sistem zehir saçıyor…

Şakacı Alperen…

KAPAK

Sömürü ve zorbalık düzenine karşı emeğin ve özgürlüğün için dövüş!

“Saray rejiminin fütursuz baskı ve zorbalık politikaları toplumda umutsuzluk yaratırken, tarih bu rejimi ve arkasındaki sermaye düzenini alaşağı edecek gücü, işçi sınıfını göreve çağırıyor.”

Smart Solar işçisi hakları ve geleceği için direnişe geçti!

Smart Solar direnişi, mücadele azmiyle işçi sınıfının mücadelesine yeni bir soluk olmuş durumda. İçinden geçilen karanlık tabloya aldırmadan talepleri ve özlemleri için birleşen, kararlı bir şekilde mücadele eden Smart Solar işçileri, tabandan yükselen iradenin mücadeleci bir anlayışla örgütlendiğinde değişimi yaratabilecek temel güç olduğunu bir kez daha gösteriyor.

İktidarın algı operasyonları ve gerçekler

Gün geçtikçe seçmen desteğini, meşruiyetini kaybeden, çok yönlü krizlerle boğuşan iktidar, çaresizce saldırıyor. Yeniden iktidarını güvenceleyebilmek için her bir tuşa basıyor. Tepeden tırnağa yolsuzluğa, suça batmış iktidar, yürüttüğü operasyonlarla da adaleti “tesis” edeceği iddiasıyla davranarak göz boyamaya çalışıyor. Ancak nafile… Her geçen gün tükenen, tükendikçe saldırganlaşan sermaye iktidarına ve onun yarattığı karanlığa karşı çözüm işçi ve emekçilerin örgütlenmesinden, sermaye iktidarına karşı mücadeleyi büyütmesinden geçiyor.

2027-2029 OVP ve işçi sınıfı

2027-2029 OVP’si, AKP’nin krizi işçi sınıfına fatura ederek yönetme planının devam ettiğinin bir göstergesidir. Çelişkilerle dolu programın yıldan yıla değişmeyen tek tutarlılık alanı da burasıdır. İşçi sınıfının ve emekçilerin geniş bir kesiminin, sermaye sınıfının çıkarları için yazılan sahte iyimser tablolara karnı tok. Ancak bu bilinç kendi başına sorunları çözmüyor. İnsanca yaşam koşullarının ve güvenli bir geleceğin kapısını aralayan yol, iktidarın ekonomik yıkım programlarına karşı dişe diş bir mücadeleden ve örgütlü bir sınıf tutumundan geçiyor.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-3

Öncü işçiler, anti-emperyalizmi her zaman sınıf mücadelesi perspektifiyle ele almak zorundadır. Emperyalist sistem, dünya çapında örgütlenmiş kapitalist bir sistemdir ve her ülkedeki dayanağı o ülkenin sermaye sınıfıdır. Dolayısıyla emperyalizme karşı mücadele, işçi sınıfının kendi burjuvazisine karşı yürüttüğü mücadeleden bağımsız düşünülemez. Bu bağ kurulmadığında, anti-emperyalizm sadece içi boş bir slogana dönüşür.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş

Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1

“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”

1-15 Eylül 2026

SAYI 087