BAKIŞ
SINIF TAVRI
KAVGANIN İÇİNDEN
KAVGANIN YARISI
KAPAK
Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!
“Ekonomik-sosyal yıkım saldırılarına ve emperyalist savaş politikalarına karşı mücadele edebilmek için işçi sınıfının kendi iç birliğini sağlaması gerekli fakat yeterli değildir. Yanı sıra ortak kaderi paylaştığı bölge halklarıyla bütünleşmenin yollarını bulmak zorundadır.”
Suriye halklarıyla dayanışmayı yükseltelim!
Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerinin, hemen yanı başında yaşanan ve kardeş halkları hedef alan bu yıkımdan hiçbir çıkarı yoktur. Dahası, AKP iktidarının bu savaş politikalarının suç ortağı olduğu koşullarda, Türkiyeli işçi ve emekçiler de bu saldırganlıktan ekonomik ve sosyal olarak doğrudan etkilenmektedir.
Sefalet ücreti dayatmasını reddet! Birleş, örgütlen, mücadele et!
Kapitalistler bir bütün olarak krizin faturasını işçi ve emekçilere kesmek istiyor. İşçi ve emekçiler de, saldırının bir ve aynı merkezden geldiğini görmeli, faturayı reddeden bir perspektifle işçi sınıfının birliğini ve ortak mücadelesini güçlendirmelidir. Her işçi, kendi fabrikasından başlayarak sömürü zincirini kırmayı hedeflemeli, taleplerini ve mücadelesini ortaklaştırmak için adım atmalıdır. Direnen işçilerin mücadelesi, bunun mümkün olduğunu defalarca göstermiştir.
Yapacak çok şey var!
Tüm bu saldırılara rağmen işçi sınıfı içinde öne çıkan mücadeleci işçiler, yapılacak çok şey olduğunu gösteriyor. Kormetal’de yaşanan işten atma saldırısı karşısında fabrika önüne giderek arkadaşlarına seslenen işçinin dediği gibi: “Emeğiyle tüm zenginlikleri yaratanlar kurbanlık koyun değildir. Usulca bıçağın altına kelleyi koymak kaderimiz değildir.”

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1
“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”
Demokrasi kavramı üzerine 5 / İşçi demokrasisi
İşçi demokrasisinin, burjuva demokrasisinden binlerce kat daha demokratik ve üstün olduğu gerçeği gerek Paris Komünü deneyimi gerekse 1917 Ekim Devrimi’yle somut olarak doğrulanmıştır.
Demokrasi kavramı üzerine 4 / Burjuva demokrasisi
Kapitalist düzende üretim araçlarıyla birlikte devlet de burjuvaziye aittir. Dolayısıyla bu düzende “eşitlik”, “özgürlük” ve “demokrasi” gibi kavramlar, üretim araçlarının özel mülkiyetinin burjuvaziye ait olduğu ve bununla birlikte siyasal iktidarın da ona ait olduğu gerçeğini gizlemeye yarar.