Ortadoğu’da ABD-İsrail politikası
Emperyalist-kapitalist sistem ayakta kaldığı sürece bu ölüm ve yıkım döngüsü kırılamayacaktır. İşçi sınıfının, emekçilerin ve ezilen halkların birleşik direnişinin örülmesinin dışında bir çıkış yolu yoktur.
Kuralsızlık ve barbarlık düzeni!
“Her geçen gün daha da barbarlaşan bu sistemi temellerinden yıkmayı hedefleyen bir mücadele yükseltilemediği sürece ne işçi sınıfı ne emekçiler ne de ezilen halklar rahat bir nefes alabilirler. Dolayısıyla anti-kapitalist/anti-emperyalist temellere dayanan bir mücadele hattı hayati bir önem taşıyor.”
İran’da halk isyanı ve işçi sınıfı
Molla rejimi ile gerçek bir hesaplaşma, İran işçi sınıfı önderliğinde, din, mezhep ve milliyet farkı gözetmeksizin tüm emekçilerin birleşik örgütlü mücadelesinden geçmektedir. Ancak bu çizgide gelişen bir mücadele gericiliği alt edebilir, emperyalist planları boşa çıkarabilir, toplumsal eşitlik ve özgürlük mücadelesinde mesafe almayı sağlayabilir.
Dünyada yayılan grev, direniş ve ayaklanmalar
2025’in grev, direniş ve isyanları, daha da yaygınlaşma ve toplumsal mücadele hattına dönüşme potansiyelini ortaya koymuş bulunuyor. 2026 yılı, kriz koşullarının daha çok sorgulanacağı, sınıf çelişkilerinin daha da sertleşeceği ve emekçilerin geleceklerini belirleme arayışlarının güçleneceği bir yıl olma eğilimine işaret ediyor. Bu ise aynı zamanda devrimci olanakların belirginleşip artacağı anlamına geliyor.
Amerika namluları Venezuela’ya çevirdi!
Venezuela işçi sınıfı ve emekçilerinin hem kapitalist sömürüye hem emperyalist saldırganlığa karşı mücadelesi ise haklı, meşru ve etkili tek yoldur. Dünya işçi sınıfına düşen görev, böyle bir mücadelede Venezuela halkının yanında olmaktır.
New York’ta seçimleri “sosyalist” aday kazandı
Mamdani’nin bu zaferi ne ABD’nin saldırgan emperyalist politikalarını etkileyebilir ne de sömürü ve soygun düzeninde bir değişiklik yaratabilir. Eğer vadettiği programı sabote etme girişimlerinin üstesinden gelebilirse, New York’un emekçileri, göçmenleri, ezilenleri ve yoksullarının yaşamı bir nebze kolaylaşır.
DÜNYA / Tüm Yazılar
KAPAK
Zulmünü artır ki çöküşün hızlansın!
“İşçi sınıfı eğer daha iyi çalışma ve yaşam koşulları istiyorsa, yalnızca ekmeği için değil demokratik hak ve özgürlükleri için de kavgaya atılmak zorundadır.”
İşçi sınıfı laikliğe neden ve nasıl sahip çıkmalı?
Bu yüzden işçi sınıfının laiklik mücadelesine sahip çıkması, bu baskı ve sömürü düzenine karşı mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır. Burada önemli olan, iktidarın ve muhalefetin emekçileri kutuplaştırmayı hedefleyen “laikler-anti laikler” gibi gerçeğin üzerini örten saflaşmalardan uzak durmak, meseleye sınıfsal bir eksenden bakmaktır.
Baskıya, savaşa ve sömürüye karşı ayağa kalk!
Baskıya, sömürüye, emperyalist savaş ve saldırganlığa geçit vermemek için fabrika fabrika, havza havza örgütlenelim, alanları ve meydanları dolduralım. Geleceğin eşit, özgür ve sosyalist dünyasının insanlığın tek ve gerçek kurtuluşu olduğunu haykıralım.
İnsanca yaşam ancak mücadeleyle kazanılır!
Yaşamlarımızı, emeğimizi ve geleceğimizi sömüren asalak kapitalist sınıf karşısında, korkuya değil dayanışmaya, dağınıklığa değil birliğe, sessizliğe değil örgütlü mücadeleye yaslanmak zorundayız. İşçi ve emekçiler için başka bir yol yoktur. Tek gerçek çözüm, işçi sınıfının kendi gücüne güvenerek kararlı ve birleşik bir mücadele hattı örmesidir.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş
Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.
Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1
“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”
Demokrasi kavramı üzerine 5 / İşçi demokrasisi
İşçi demokrasisinin, burjuva demokrasisinden binlerce kat daha demokratik ve üstün olduğu gerçeği gerek Paris Komünü deneyimi gerekse 1917 Ekim Devrimi’yle somut olarak doğrulanmıştır.