Kapitalistler, devlet ve sendika ağaları ile kurulan bu sömürü düzeni elbet yıkılacaktır. İnsanca yaşanacak, yarin yanağından gayri her şeyin paylaşıldığı düzen işçi sınıfının nasırlı elleriyle kurulacaktır. Asgari değil, insanca yaşayacağımız bir dünyayı inşa etmek için, sömürü ve kölelik kuşatmasını kırmak için işçi sınıfı örgütlü bir güç olarak ayağa kalkmalıdır.
Asgari ücret yüzde 27’lik sefalet artışıyla belirlendi. İktidar ve sermaye yalancı TÜİK’in enflasyon rakamını bile işçi sınıfına çok gördü. Asgari ücret 28 bin 75 TL oldu.
Türk-İş bu yıl masada yoktu. Türk-İş’in ağası yeni asgari ücretle ilgili açıklama yaptı: “Bu, bizim taleplerimizin hiçbirini yerine getirmiyor” dedi.
Peki, Türk-İş ağası taleplerinin yerine getirilmesi için bir tek şey yaptı mı? Hayır! Yıllardır masada kenar süsü olarak oturdu mu? Evet! İnsanca yaşamaya yeten asgari ücret için mücadele etti mi? Hayır! Bu yıl masada yoktu, göstermelik bile olsa mücadele ve eylemler yaptı mı? Hayır! Kendi dışında gerçekleşen eylemlere destek verdi mi? Hayır.
“Bugünkü rakamı gördükten sonra ne kadar haklı olduğumuzu anladık” diyen Türk-İş ağası, baştan beri bildiği asgari ücret rakamını şimdi beğenmiyor. Bundan fazlasının yolunun mücadeleden geçtiğini biliyor ama onun mücadele diye bir sorunu bulunmuyor.
Türk-İş ağası, “Adil olmayan bu yapıdan sağlıklı bir karar çıkmayacağını bildiğimiz için komisyona katılmadık” diyor. Peki, sormazlar mı: Sağlıksız, adil olmayan masada yıllarca neden oturdun? Masadan yıllarca asgari ücretli milyonların talebine uygun olmayan kararlar çıktı, neden sustun? Neden gıkını bile çıkarmadın?
Türk-İş’in masada olması, sefalet ücretinin dayatılmasına bir “meşruluk” sağlıyordu. Bu uğursuz rol her zaman kapitalistlere hizmet, işçi sınıfına ise ihanet anlamına geldi. Kapitalistler, AKP iktidarının onları koruması, sendika ağalarının ise mücadele ve eylemden kaçması sayesinde asgari ücret masasından hep mutlu ayrıldılar. Bugün ise mücadele kaçkını Türk-İş bürokratları, göstermelik bir eylem takvimi bile açıklamadılar. Örgütlü işyerlerinde, kentlerde asgari ücretle ilgili basın açıklaması yapmayı dahi gündemlerine almadılar. Asgari ücretli milyonların kaderini kapitalistler ve AKP iktidarının insafına bıraktılar.
Kapitalistler, devlet ve sendika ağaları ile kurulan bu sömürü düzeni elbet yıkılacaktır. İnsanca yaşanacak, yarin yanağından gayri her şeyin paylaşıldığı düzen işçi sınıfının nasırlı elleriyle kurulacaktır. Asgari değil, insanca yaşayacağımız bir dünyayı inşa etmek için, sömürü ve kölelik kuşatmasını kırmak için işçi sınıfı örgütlü bir güç olarak ayağa kalkmalıdır.



