“Kadın işçilerin 8 Mart’ı grevle karşılama kararlılığıyla başlayan Şubat Devrimi, sömürünün ve yoksulluğun en yoğun yaşandığı alanlardan yükseldi. Kadınlar yalnızca kendi taleplerini yükseltmekle kalmadılar, bütün bir düzeni sorgulamanın önünü açtılar. Çarlığın yıkılması, kitlelerin siyasal özne haline gelmesi ve Sovyetler’in ortaya çıkışı, işçi sınıfının iktidara yürüyüşünün ilk büyük adımıydı. Bu adım, ekmek isteyen, savaşa hayır diyen ve yaşamlarını savunmak için sokağa çıkan kadın işçilerin eylemiyle atılmıştı.”
1917 yılının 7 Kasım’ında (Rusya’da kullanılan Jülyen takvimine göre 25 Ekim’de) işçi sınıfı Rusya’da iktidarı aldı. Ancak bu sürecin zeminini Şubat 1917 Devrimi hazırladı. Şubat Devrimi, işçi sınıfının tarih sahnesine güçlü biçimde çıktığını ve iktidarı alabileceğini açıklıkla ortaya koyduğu tarihsel bir eşikti. Bu devrimin ateşini ise çok ağır sömürü koşulları altında yaşayan kadın işçiler yaktılar.
1914’te başlayan emperyalist paylaşım savaşı, Rusya’yı derin bir ekonomik ve toplumsal krize sürüklemişti. Milyonlarca işçi ve köylü cepheye gönderilmiş, sanayi üretimi askeri ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmişti. Şehirlerde gıda tedariki çökmüş, yaşam koşulları dayanılmaz hale gelmişti. Ücretler hızla erirken en temel ihtiyaç maddelerine dahi erişilemiyordu. Petrograd gibi büyük sanayi merkezlerinde işçiler günün büyük bölümünü ekmek ve yakacak kuyruklarında geçiriyor, çoğu zaman elleri boş dönüyorlardı.
Bu yıkımın en ağır yükünü ise kadın işçiler taşıyordu. Erkeklerin önemli bir bölümü cepheye gitmiş, özellikle tekstil sektöründe kadın emeği ön plana çıkmıştı. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve savaşın yarattığı yoksulluk kadınların yaşamını kuşatmıştı. Fabrikadaki sömürü, evdeki açlık ve bakım yüküyle birleşiyordu. Savaşın yarattığı yıkım işçi sınıfı, köylülük, cephedeki askerler ve elbette kadınlar arasında öfkeyi büyütüyordu. Çarlık rejimi büyüyen hoşnutsuzluğu baskı ve zorbalıkla bastırmaya çalışıyordu.
Böyle bir ortamda, süren savaş koşullarına rağmen kadın işçiler 8 Mart’ta Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlamaya, bu vesileyle grev çağrısı yapmaya karar verdiler.
23 Şubat 1917’de (bugünkü takvimle 8 Mart’ta) Petrograd’da, başta tekstil işçileri olmak üzere binlerce kadın işçi hem 8 Mart’ı kutlamak hem de ekmek kıtlığını ve savaşın yarattığı yıkımı protesto etmek amacıyla greve çıktılar. Sosyalist partiler grevi riskli ve erken bulsalar da kadınların aldığı kararı desteklediler.
“Ekmek istiyoruz!” sloganıyla başlayan hareket kısa sürede büyüdü. Öğrencilerin ve özellikle Putilov fabrikası işçilerinin katılımıyla Petrograd’da yüz binlerce işçi greve çıktı. Ekonomik sloganların yerini hızla siyasal sloganlar aldı. “Kahrolsun savaş!” ve “Kahrolsun çarlık!” sloganları dört bir yandan yükselmeye başladı.
Çarlık rejimi gösterileri bastırmak için askerleri devreye soktu. Ancak askerlerin önemli bir bölümü ateş etmeyi reddetti. Bazı birlikler göstericilere katıldı. Ordudaki bu çözülme hareketin seyrini değiştirdi. Polisin göstericilere ateş açması, grevin ayaklanmaya dönüşmesine yol açtı.
27 Şubat sabahı, yüz binlerce işçi ve onlara katılan askerler Kışlık Saray’a yürüdüler. Duma’yı kuşattılar ve Petrograd İşçi ve Asker Temsilcileri Sovyeti’ni kurdular. Bu devrimci eylemlerle Çarlık rejimi çöktü, II. Nikolay tahttan çekilmek zorunda kaldı ve tutuklandı.
Çarlığı yıkan mücadele sürecinin ürünü olarak ortaya çıkan İşçi ve Asker Meclisleri (Sovyetler), fiili olarak iktidarı alabilecek bir güce ulaşmıştı. Ancak Bolşevikler dışındaki siyasi partiler, Rusya’da iktidarın henüz işçi sınıfı tarafından değil, burjuvazi tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunuyordu. Sovyetlerde çoğunluk bu partilerin elindeydi.
Bu nedenle, toplumsal gücü olmamasına rağmen burjuva Geçici Hükümet kuruldu. Böylece bir yanda silahlı kitleler üzerinde fiili etkiye sahip Sovyetler, diğer yanda ise toplumsal desteği zayıf Geçici Hükümetin bulunduğu bir “ikili iktidar” durumu ortaya çıktı.
İşçi sınıfı ve kadınlar, kendi kurtuluşları için bu devrimci sürecin 1917 Ekim Devrimi’yle tamamlanmasını bekleyeceklerdi.
Kadın işçilerin 8 Mart’ı grevle karşılama kararlılığıyla başlayan Şubat Devrimi, sömürünün ve yoksulluğun en yoğun yaşandığı alanlardan yükseldi. Kadınlar yalnızca kendi taleplerini yükseltmekle kalmadılar, bütün bir düzeni sorgulamanın önünü açtılar. Çarlığın yıkılması, kitlelerin siyasal özne haline gelmesi ve Sovyetler’in ortaya çıkışı, işçi sınıfının iktidara yürüyüşünün ilk büyük adımıydı. Bu adım, ekmek isteyen, savaşa hayır diyen ve yaşamlarını savunmak için sokağa çıkan kadın işçilerin eylemiyle atılmıştı.



