Ücret zamlarında OVP sınırı

Asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapılmasının ardından ocak ayı zamlarında da bu oran ülke çapında işçi sınıfına dayatıldı. Yüzde 27 oranı İzmir’deki fabrikalarda da üst sınır işlevi gördü. Ancak önceki yıllardan farklı olarak birçok fabrikada kapitalistler bu oranın da altında zamları işçilere dayattı.

Asgari ücrete yapılan zam oranı, ocak zamları döneminde İzmir’de de üst sınır işlevi gördü. Ancak önceki yıllardan farklı olarak birçok fabrikada kapitalistler bu oranın da altında zamları işçilere dayattı.

İzmir’in en önemli organize sanayi bölgelerinden Çiğli AOSB’de OVP eksenli zam dayatmaları büyük ölçüde hayata geçirildi. Bölgenin iki büyük fabrikası Norm ve Bakioğlu bu konuda öne çıktı. Bakioğlu Holding’e bağlı fabrikalarda zam oranı ortalama yüzde 14 olarak açıklandı.

Norm Holding’e bağlı fabrikalarda ise kişiye ve işletmeye göre zam uygulaması devam etti. Norm Uysal’da zamlar yüzde 5’ten başlayıp yukarıya doğru çıkarken, Norm Cıvata, Somun ve NEDU’da ortalama yüzde 20–25 bandında kaldı. Luna’da yüzde 25 zam açıklandı. CMS, Nemak ve ZF’de MESS TİS kapsamında sözleşmeler %28 oranıyla bağıtlanmıştı. MESS’ten yakın zamanda ayrılan Totamak’ta ise yüzde 21’lik zam dayatmasına karşı grev kararı asıldı.

Geçmiş yıllarda zam süreçleri daha hareketli geçerken, bu yıl işten atmalar, artan baskı ve mobbing vb. nedenlerle işçilerin tepkilerinin oldukça cılız kaldığı görüldü. OSB genelindeki örgütsüzlük hâli suskunluğu ve kabullenmeyi büyüttü.

İzmir’in bir diğer önemli sanayi bölgesi olan Aliağa Gemi Söküm’de zamlar yüzde 18–20 arasında kaldı. Beklentilerin altında kalan bu oranlar işçileri memnun etmedi. Bir şirkette üretimi durdurma eğilimi ortaya çıksa da işçilerin kendi içinde bölünmesi nedeniyle süreç ilerlemedi. Sektörde sirkülasyonun düşük olması, birçok işçinin 25–30 yıldır aynı alanda çalışması ve başka bir alternatif görmemesi, bu düşük zam oranlarını kabullenmelerinde önemli bir etken oldu. Diğer yerlere göre nispeten yüksek sayılabilecek ücretler de işini kaybetme korkusunu büyütüyor. Buna rağmen tepki birikiyor ve 2022’de yaşanan çıkışa benzer bir tablonun koşulları güçleniyor.

Aliağa metal ve demir-çelik sektöründe de tablo benzer. Kocaer’de zam oranı yüzde 25 civarında kaldı, ortalama ücretler 60 bin TL sınırına geldi. Ancak bu artış ücretlerdeki gerilemeyi telafi etmedi. Yıl sonunda “küçülme” gerekçesiyle, tam da ocak zammı öncesinde işten atmalar yaşanmıştı.  Osman Sönmez ve Azra Galvaniz gibi fabrikalarda ücretlerin asgari ücrete yakın seyretmesi de genel baskıyı artırıyor. Kocaer işçileri tepkili olsa da mücadele konusunda temkinli.

Bir dönem MESS TİS kapsamında olan Mitaş bu yıl bireysel sözleşme imzaladı. Zam oranı yüzde 32 oldu. Rakam olarak MESS sözleşmesini aşsa da yan hakların korunmaması ve özel sağlık sigortasının sözleşmede yer almaması nedeniyle fiilen benzer düzeyde kaldı. Micha işçileri sözleşme öncesinde hem sefalet dayatmalarına hem de beyaz yakalara verilen yüksek primlere tepki göstermişti. Sözleşme sonrasında da hoşnutsuzluk sürdü, ancak eylemli bir sürece dönüşmedi.

Ege Serbest Bölge’de de OVP’ye uyumlu zam oranları açıklandı. Hugo Boss yüzde 28, Roy Robson yüzde 28, Eldor ortalama yüzde 25, Tema Med yüzde 27 zam verdi. Bölgenin büyük sermaye grupları benzer oranlarda birleşti. Bir yıldır direnişte olan DIGEL’de ise yüzde 40 zam açıklandı. Bu farkın süren direnişle ilgili ve işçileri sendikal örgütlemeden uzak tutmak amacı taşıdığı açık.

Torbalı ve Kemalpaşa bölgesi fabrikalarında da benzer bir tablo vardı. Zam oranları çoğu yerde asgari ücret düzeyinde ya da altında kaldı. 

İlde genel olarak ocak zamları yüzde 28 bandını aşmadı. Ancak düşük ücret politikasına karşı oluşan tepkinin her geçen gün daha da büyüdüğü ama buna karşın özelikle işten atılma korkusu ve son dönemde yaşanılan direnişlerin başarısızlığı nedeniyle bu öfkenin mücadeleye dönüşmediği göründü.