Baskı, sansür, kayyım… Şimdi de “casusluk” operasyonu

İktidar sadece düzen muhalefetine ve muhalif medya organlarına saldırmıyor. Tokat’ta maaşlarını alamadıkları için direnişe başlayan Şık Makas işçilerinin eylemlerinin yasaklanması ve İzmir’de gasp edilen hakları için mücadele eden TPI işçilerinin önlerine polis barikatı kurulması, hakları için ayağa kalkan işçilerin karşı karşıya kaldığı baskıların son dönemdeki birkaç örneğidir.

Sermaye iktidarı, baskı ve zorbalık politikalarını kesintisiz sürdürüyor. İktidarın kendisine muhalif kesimlere yönelik başlattığı pervasız saldırılardan sonuncusu, “casusluk operasyonu” oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve iletişim danışmanı Necati Özkan hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ da gözaltına alındı. Yanardağ gözaltındayken ve henüz ifade işlemleri tamamlanmamışken, TELE1’e kayyım atandı. Kayyım heyeti, haber bülteni yayınını keserek kanala müdahale etti. Mahkemeye çıkarılan Yanardağ, Özkan ve başka davalardan içerde tutulan İmamoğlu, “casusluk” suçlamasıyla tutuklandı.

Düzen muhalefetini ve muhalif basını hedef alan bu saldırılar, iktidarın ayakta kalmak için elinde kaba baskı ve zorbalığın dışında bir araç kalmadığının yeni bir göstergesi oldu. İfade özgürlüğüne ve haber alma hakkına yönelik açık bir saldırı anlamına gelen bu tür uygulamalar, aslında işçi ve emekçilere verilmiş bir gözdağıdır. Toplumu yalanla besleyen iktidar, gerçeklerin açığa çıkmasını ve kendisine yönelik itirazların görünür olmasını istemiyor. Dolayısıyla söz, basın, örgütlenme hakkına sistematik olarak saldırıyor. Tek sese dönüşen medyada, Saray şürekasının lüks ve şatafat düşkünlüğüne, yükselen enflasyon, işsizlik, kölece çalışma ve yaşam koşulları gibi sorunlara zaten yer verilmiyor. Medya üzerindeki baskı ve zorbalık büyüdükçe, AKP iktidarına aykırı her ses görünmez kılınıyor.

İktidar sadece düzen muhalefetine ve muhalif medya organlarına saldırmıyor. Tokat’ta maaşlarını alamadıkları için direnişe başlayan Şık Makas işçilerinin eylemlerinin yasaklanması ve İzmir’de gasp edilen hakları için mücadele eden TPI işçilerinin önlerine polis barikatı kurulması, hakları için ayağa kalkan işçilerin karşı karşıya kaldığı baskıların son dönemdeki birkaç örneğidir. İktidarın korkusu, bu itirazların birleşmesi ve büyümesidir. Ülkede dört başı mamur bir baskı rejimi inşa edilirken, işçi sınıfı ve emekçilere düşen, sınırsız söz, baskı, örgütlenme ve gösteri özgürlüğünü savunmak ve iktidarın toplumu baskı altına alan saldırılarına karşı topyekûn direnişin örgütlenmesini sağlamaktır.