Emeklilerin talepleri açıktır: Bayram ikramiyeleri en az asgari ücret seviyesinde olmalı, cep harçlığı olmaktan çıkarılmalı ve hayat pahalılığı ile enflasyon karşısında korunmalıdır. İnsanca yaşanabilir bir ücret, tüm emekçilerin olduğu gibi emeklilerin de hakkıdır.
Emeklilerin büyük çoğunluğu açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. 16 milyon emekli, sağlık, gıda ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. AKP iktidarı, emekçileri sistematik olarak yoksullaştıran ve gelir adaletsizliğini derinleştiren politikaların baş sorumlusudur. Bu politikaların ürünü olarak emeklilere açlık sınırının altında bir ücret dayatılıyor. İktidar ve sermaye, buna karşın emekçilerin yükselttiği insanca yaşanabilir bir ücret talebini görmezden geliyor.
TBMM Dilekçe Komisyonu, maaş ve ikramiye taleplerini “yasal düzenleme gerekir” bahanesiyle gündeme almadı. AKP’li yetkililer ve destekçileri ise emekçilerin yaşadığı sefalet karşısında “hesap-kitap işleri” bahanesine sığınıyor, gerçekleri gizliyor. 2026’da “Garibanlara sahip çıkıyoruz” diyerek en düşük emekli aylığını 20 bin TL’ye yükselttiklerini açıkladılar, ancak yılın ilk ayında, yüksek enflasyon karşısında bu artışın büyük kısmı geri alındı. Sadece bir ayda emekli aylığı 968 TL eridi.
Yılda iki kez verilen emekli ikramiyeleri de mevcut koşullarda bir cep harçlığına dönüştü. 2018’de toplam 2.000 TL olan bayram ikramiyeleri, 2025’te toplam olarak 8.000 TL’ye yükselmiş olsa da reel değer kaybı büyüdü. DİSK-AR araştırmalarına göre, son yedi yılda bayram ikramiyelerinin asgari ücret karşısındaki kaybı 50 bin TL’ye ulaştı, resmi enflasyon hesaplamalarına göre ise 25 bin TL’nin üstünde erime yaşandı. Artık ikramiyeler emekçilerin hakkı olmaktan çıkmış, yalnızca sembolik ve göstermelik bir destek hâline gelmiştir. Kısacası, asgari ücret, resmi enflasyon veya gıda enflasyonu fark etmeksizin emekli ikramiyeleri eridi, tükendi ve pula döndü.
Emeklilerin talepleri açıktır: Bayram ikramiyeleri en az asgari ücret seviyesinde olmalı, cep harçlığı olmaktan çıkarılmalı ve hayat pahalılığı ile enflasyon karşısında korunmalıdır. İnsanca yaşanabilir bir ücret, tüm emekçilerin olduğu gibi emeklilerin de hakkıdır.
Bu hakkı kazanmanın yolu, emeklilerin işçi sınıfı ve diğer emekçilerle birlikte örgütlü ve birleşik bir mücadele yürütmesinden geçmektedir. Sessiz kalmak, yoksulluğa ve sefalet politikalarına onay vermek anlamına gelir.



