Başta gençlik olmak üzere emeğin toplumsal kesimleri, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli saldırısı ve diğer gerici uygulamalara karşı birleşik mücadeleyi örgütlemelidir. Eğitim alanında kurulmak istenen bu gerici ablukaya karşı “Eşit, bilimsel, laik ve demokratik eğitim!” talebiyle örgütlü mücadeleyi yükseltmelidir.
AKP iktidarı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni açıkladığında, model olarak sunulan şeyin eğitimde dinci-gerici politikaları egemen kılma amacı taşıdığı tartışılmıştı. Bugüne kadar atılan adımlar, AKP’nin niyetine dair kaygıları doğruladı. Ramazan ayında yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayına yönelik etkinlik planına ilişkin genelge de bunun başka bir göstergesi oldu.
Bakan Yusuf Tekin’in imzasıyla illere gönderilen yazıya göre, okul öncesi ve ilkokul düzeyindeki öğrenciler için çeşitli etkinlikler düzenlenecek, ortaokul ve liselerde söyleşi ve iftar organizasyonları gerçekleştirilecekti. Eğitim sistemi ve kamusal alanda laikliğin izlerini tümüyle silmeyi amaçlayan bu gelişmeler üzerine, 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci ve meslek odası temsilcisi, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiri yayınladı.
Bildiri, AKP şefi başta olmak üzere gerici cemaat ve tarikatların hışmına uğradı. Bu saldırıların nedeni, gerici müfredat programının önündeki engel olarak görülen laik ve bilimsel eğitim savunucularına duyulan düşmanlıktır.
AKP iktidarının, artan baskı ve sömürüye karşı yükselen sesleri bastırmak için kullandığı temel araçlardan biri, dinsel ve mezhepsel baskıdır. Emekçilerin öfkesinden korkan sermayenin vurucu gücü AKP iktidarı, her yol ve yöntemle emeğin toplumsal kesimlerini sorgulamayan, itaatkâr, gerici, pasif ve şükürcü hâle getirmek için dini tepe tepe kullanıyor.
Özellikle gençleri, burjuva-gericiliğin tüm biçimleriyle sersemletip yozlaştırmada dinin kullanılması, sermaye cephesinin kolektif tutumudur. Saray rejiminin şefi Tayyip Erdoğan bunu yıllar önce “Dindar ve kindar nesiller yetiştireceğiz” ve “Ağaç yaşken eğilir” sözleriyle açıkça itiraf etmişti.
AKP iktidarı, öğrencilerin ve velilerin parasız, bilimsel ve anadilde eğitim taleplerini yok sayıyor. Dahası, eğitim bütçesinin önemli bir bölümünü, dindar ve kindar bir nesil yetiştirmeleri için tarikat ve cemaatlerin hizmetine sunuyor. Bütçe öğrencilere değil, tarikat ve cemaatlere aktarılıyor. Parasız beslenme ve temel eğitim taleplerine tek kuruş ayrılmıyor.
AKP iktidarının yeni modeli ile müfredatın tamamı değiştirilmek isteniyor. İlkokullardan liselere kadar dinci-gerici içerikli ders ve uygulamalar adım adım artırılıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile iktidar, islami referanslar üzerinden öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyor. Değerler eğitiminin tüm derslerde dinsel içerikle şekillendirilmesi ve kadının kamusal yaşamda görünmez hâle getirilmesi amaçlanıyor.
Başta gençlik olmak üzere emeğin toplumsal kesimleri, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli saldırısı ve diğer gerici uygulamalara karşı birleşik mücadeleyi örgütlemelidir. Eğitim alanında kurulmak istenen bu gerici ablukaya karşı “Eşit, bilimsel, laik ve demokratik eğitim!” talebiyle örgütlü mücadeleyi yükseltmelidir.



