Cumartesi, Nisan 18, 2026

16-31 Mart 2026

SAYI 076

1-15 Mart 2026

SAYI 075

16-31 Ocak 2026

SAYI 072

1-15 Ocak 2026

SAYI 071

1-15 Kasım 2025

SAYI 067

16-31 Ekim 2025

SAYI 066

1-15 Ekim 2025

SAYI 065

1-15 Temmuz 2025

SAYI 059

1-15 Mayıs 2025

SAYI 055

16-30 Nisan 2025

SAYI 054

1-15 Nisan 2025

SAYI 053

16-31 Mart 2025

SAYI 052

1-15 Mart 2025

SAYI 051

1-15 Şubat 2025

SAYI 049

16-31 Ocak 2025

SAYI 048

1-15 Ocak 2025

SAYI 047

1-15 Kasım 2024

SAYI 043

16-31 Ekim 2024

SAYI 042

1-15 Ekim 2024

SAYI 041

1-15 Eylül 2024

SAYI 039

1-15 Temmuz 2024

SAYI 035

1-15 Mayıs 2024

SAYI 032

16-30 Nisan 2024

SAYI 031

1-15 Nisan 2024

SAYI 030

16-31 Mart 2024

SAYI 029

1-15 Mart 2024

SAYI 028

1-15 Şubat 2024

SAYI 026

16-31 Ocak 2024

SAYI 025

1-15 Ocak 2024

SAYI 024

16-31 Ekim 2023

SAYI 019

1-15 Ekim 2023

SAYI 018

1-15 Mayıs 2023

SAYI 009

16-30 Nisan 2023

SAYI 008

1-15 Nisan 2023

SAYI 007

16-31Mart 2023

SAYI 006

1-15 Mart 2023

SAYI 005

1-15 Şubat 2023

SAYI 003

16-31 Ocak 2023

Sayı 002

1-15 Ocak 2023

Sayı 001

KAPAK

Haydi 1 Mayıs’a!

Gün, emperyalist savaşa ve kapitalist sömürüye karşı mücadeleyi büyütme günüdür. Alanları ve meydanları taleplerimizle zapt etme, sermaye sınıfına gücümüzü gösterme zamanıdır. Gün; sınıf kavgasını güçlendirme, 1 Mayıs’ın sönmeyen ateşini harlama günüdür. Fabrikalardan, sanayi bölgelerinden, emekçi mahallelerinden meydanlara akmanın şimdi tam zamanıdır. Haydi 1 Mayıs’a!

Omuz omuza 1 Mayıs’a!

İşçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ta, krizin faturasına olduğu kadar demokratik hak ve özgürlüklerimize karşı yapılan saldırılara karşı da alanları doldurmalıyız. Taleplerimizi haykırmalı, kölece çalışma ve yaşam koşullarına karşı sermaye düzeninin karşısına çıkmalıyız. Ekmek gibi, su gibi ihtiyaç duyduğumuz demokratik haklarımıza ve özgürlüklerimize sahip çıktığımızı göstermeli, Saray iktidarının etrafımıza örmeye çalıştığı duvarları omuz omuza verip yıkmalıyız.

Yaklaşan 1 Mayıs için öncü işçiye notlar…

Üretim alanında örgütlenmeyen bir güç, mücadeleyi ileriye taşıyamaz. Bu yüzden mesele yalnızca 1 Mayıs günü alanlarda olmak değildir. O güne kadar fabrikalarda kurulan ilişkilerle, oluşturulan birliklerle ve yükseltilen taleplerle alanlara gitmektir. 1 Mayıs’ı, işçi sınıfının kendi gücünü büyüttüğü ve örgütlülüğünü daha ileriye taşıdığı bir mücadele dönemine çevirmektir.

Tutmayan hedefler, bahaneler ve fatura

İktidara ve onun hizmet ettiği yerli ve yabancı tekellere, onların baskı ve sömürü düzenine karşı işçi sınıfının birleşik mücadelesi örgütlenmeden, programıyla birlikte bizzat kendileri çöpe atılmadan, işçi sınıfı ve emekçilerin içinde bulunduğu cendereden çıkmak şansı yoktur. TCMB’nin mektubunun bir kez daha teyit ettiği acı gerçek budur.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-3

Öncü işçiler, anti-emperyalizmi her zaman sınıf mücadelesi perspektifiyle ele almak zorundadır. Emperyalist sistem, dünya çapında örgütlenmiş kapitalist bir sistemdir ve her ülkedeki dayanağı o ülkenin sermaye sınıfıdır. Dolayısıyla emperyalizme karşı mücadele, işçi sınıfının kendi burjuvazisine karşı yürüttüğü mücadeleden bağımsız düşünülemez. Bu bağ kurulmadığında, anti-emperyalizm sadece içi boş bir slogana dönüşür.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş

Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1

“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”