Salı, Mart 3, 2026

16-31 Ocak 2026

SAYI 072

1-15 Ocak 2026

SAYI 071

1-15 Kasım 2025

SAYI 067

16-31 Ekim 2025

SAYI 066

1-15 Ekim 2025

SAYI 065

1-15 Temmuz 2025

SAYI 059

1-15 Mayıs 2025

SAYI 055

16-30 Nisan 2025

SAYI 054

1-15 Nisan 2025

SAYI 053

16-31 Mart 2025

SAYI 052

1-15 Mart 2025

SAYI 051

1-15 Şubat 2025

SAYI 049

16-31 Ocak 2025

SAYI 048

1-15 Ocak 2025

SAYI 047

1-15 Kasım 2024

SAYI 043

16-31 Ekim 2024

SAYI 042

1-15 Ekim 2024

SAYI 041

1-15 Eylül 2024

SAYI 039

1-15 Temmuz 2024

SAYI 035

1-15 Mayıs 2024

SAYI 032

16-30 Nisan 2024

SAYI 031

1-15 Nisan 2024

SAYI 030

16-31 Mart 2024

SAYI 029

1-15 Mart 2024

SAYI 028

1-15 Şubat 2024

SAYI 026

16-31 Ocak 2024

SAYI 025

1-15 Ocak 2024

SAYI 024

16-31 Ekim 2023

SAYI 019

1-15 Ekim 2023

SAYI 018

1-15 Mayıs 2023

SAYI 009

16-30 Nisan 2023

SAYI 008

1-15 Nisan 2023

SAYI 007

16-31Mart 2023

SAYI 006

1-15 Mart 2023

SAYI 005

1-15 Şubat 2023

SAYI 003

16-31 Ocak 2023

Sayı 002

1-15 Ocak 2023

Sayı 001

KAPAK

Zulmünü artır ki çöküşün hızlansın!

“İşçi sınıfı eğer daha iyi çalışma ve yaşam koşulları istiyorsa, yalnızca ekmeği için değil demokratik hak ve özgürlükleri için de kavgaya atılmak zorundadır.”

İnsanca yaşam ancak mücadeleyle kazanılır!

Yaşamlarımızı, emeğimizi ve geleceğimizi sömüren asalak kapitalist sınıf karşısında, korkuya değil dayanışmaya, dağınıklığa değil birliğe, sessizliğe değil örgütlü mücadeleye yaslanmak zorundayız. İşçi ve emekçiler için başka bir yol yoktur. Tek gerçek çözüm, işçi sınıfının kendi gücüne güvenerek kararlı ve birleşik bir mücadele hattı örmesidir.

Epstein, çürüyen düzenin aynasıdır

Suçluların cezalandırılması elbette gereklidir. Ancak bu suçların üzerinde yükseldiği ve onları besleyen emperyalist-kapitalist düzen yıkılmadan, sınıflar arası eşitsizlik ve buna dayalı sömürü düzeni ortadan kaldırılmadan insanlık bu çürümeden kurtarılmaz. Epstein Adası’ndan yükselen çocuk çığlıkları, işçi sınıfını bu lanetli düzeni yıkmaya çağırıyor.

İşçi sınıfına reva görülen sefalet

Ücretlere yapılan sefalet zamlarından artan vergi yüküne, esnek üretim düzenlemelerini içeren yasa tasarılarından kıdem tazminatını gasp etmeye yönelik planlara kadar, hem mevcut uygulamalar hem de gündeme getirilen adımlar, önümüzdeki dönemin daha sert saldırılara sahne olacağını gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, 2026 yılında işçi sınıfının daha güçlü ve örgütlü davranması gerektiğini ortaya koyuyor.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş

Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1

“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”

Demokrasi kavramı üzerine 5 / İşçi demokrasisi

İşçi demokrasisinin, burjuva demokrasisinden binlerce kat daha demokratik ve üstün olduğu gerçeği gerek Paris Komünü deneyimi gerekse 1917 Ekim Devrimi’yle somut olarak doğrulanmıştır.