Köleliğin yeni prangası: Dijital takip

Bugün MESEM’lerde uygulanan bu sistem, yarının çalışma rejiminin habercisidir. “Takip” adı altında kurulan bu mekanizmalar, fabrikalarda, depolarda ve tüm üretim alanlarında yaygınlaştırılmak istenmektedir.

Saray rejimi ve sermaye sınıfı, emek sömürüsünü derinleştirmek için sürekli yeni araçlar geliştiriyor. İşçiyi daha sıkı denetlemek, üretim sürecini anlık olarak izlemek ve performansı ölçmek için dijital teknolojiler devreye sokuluyor.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen İMES (İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj) uygulaması ise yalnızca teknik bir yenilik değildir; sermayenin emek üzerindeki denetimini genişleten ve derinleştiren yeni bir kontrol mekanizmasıdır.

Dijital takip sistemleri aracılığıyla öğrencilerin giriş-çıkış saatleri, üretime katkıları, davranışları ve hatta mola süreleri kayıt altına alınmaktadır. Böylece emek süreci en küçük ayrıntısına kadar denetlenebilir hale getirilmekte, işçinin bedeni ve zamanı sermayenin mutlak kontrolüne açılmaktadır.

Mesleki eğitim adı altında çocuk işçiliğe kılıf hazırlanırken, sermayeye ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlanmaktadır. Öğrencilere eğitimle ilgisi olmayan işler yaptırılmakta, ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaları yaygınlaşmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre, 2023 Eylül ayından bu yana en az 17 MESEM’li öğrenci iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, sistemin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır: Eğitim değil, sömürü!

İktidar, sermayeye ucuz emek sağlama politikalarını derinleştirirken, dijital takip araçlarıyla yalnızca öğrencileri değil, öğretmenleri de denetim altına almaktadır. Anlık konum takibi ve performans izleme uygulamalarıyla eğitim emekçileri disipline edilmekte, böylece tüm süreç tepeden tırnağa bir gözetim ve kontrol mekanizmasına dönüştürülmektedir.

İşyerlerinde en temel işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmazken, iş cinayetleri artarken; iktidarın ve sermayenin derdi işçiyi korumak değil, onu daha sıkı denetlemek ve daha yoğun sömürmektir.

Bugün MESEM’lerde uygulanan bu sistem, yarının çalışma rejiminin habercisidir. “Takip” adı altında kurulan bu mekanizmalar, fabrikalarda, depolarda ve tüm üretim alanlarında yaygınlaştırılmak istenmektedir. Nitekim uluslararası tekellerin lojistik merkezlerinde, örneğin Amazon depolarında, benzer dijital denetim uygulamaları hâlihazırda kullanılmaktadır. Amaç açıktır: İşçiyi görünmez zincirlerle kuşatmak, emeği anlık olarak denetlemek ve sömürüyü kesintisiz hale getirmek.