“Bugün NATO’nun Türkiye’deki toplantısına karşı yükselen “NATO Defol!” sloganı yalnızca bu emperyalist savaş örgütünün dünya halklarına yönelttiği yıkıma karşı yükseltilmiş bir itiraz değildir. Bu slogan, savaşa karşı barışın, emperyalist tahakküme karşı bağımsızlığın, sömürüye karşı emeğin kurtuluşunun ve halkların kardeşliğinin çağrısıdır.”
Emperyalizmin savaş aygıtı NATO’nun şefleri, bir kez daha savaş politikalarını, silahlanmayı ve yeni emperyalist müdahaleleri planlamak üzere Türkiye’de toplanıyor. Emperyalist yıkım ve barbarlığın yürütücüleri, uluslararası sermayenin çıkarlarını güvence altına almak, savaş hazırlıklarını hızlandırmak, baskı ve sömürüyü derinleştirmek için bir araya geliyor.
Bugün dünyada yaşanan savaşların, yoksulluğun, zulmün ve baskının önemli bir bölümünde NATO’nun doğrudan sorumluluğu vardır. Yugoslavya’dan Afganistan’a, Libya’dan Filistin’e, Suriye’den İran’a ve Ortadoğu’nun tamamına uzanan emperyalist müdahaleler, milyonlarca insanın yaşamını altüst etti.
NATO, “insan hakları”, “demokrasi” ve “barış” gibi söylemleri, gerçek amacı emperyalist tekellerin ve onları temsil eden devletlerin çıkarlarını korumak olan müdahalelerin bahanesi olarak yüzsüzce kullandı.
İç savaşlar çıkardı, komplolar ve provokasyonlar örgütledi. Nerede işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilen halkların hak alma ve özgürlük mücadelesi varsa, NATO tam da bu mücadelelerin karşısında yer aldı.
Emperyalist barbarlık, ülkelerin ve halkların kaynaklarını yağmalarken, emperyalist tekeller ve onların yerli işbirlikçileri emekçilerin sırtından kârlarına kâr, servetlerine servet katarken, NATO onlara kol kanat gerdi. Kalkan oldu.
Türkiye uzun yıllardır bu savaş makinesinin ileri karakollarından biridir. Ülke toprakları askeri üslerle, füze sistemleriyle ve emperyalist planların lojistik merkezleriyle donatılmıştır.
NATO, sermaye sınıfının bu ülkedeki egemenliğinin temel dayanaklarından ve en sadık koruyucularından biri olmuştur. Darbelerden kontrgerilla faaliyetlerine, provokasyonlardan katliamlara kadar uzanan birçok olayda NATO’nun oluşturduğu mekanizmalar doğrudan rol oynamıştır. Kısacası NATO’nun bu ülkedeki varlığı, sermaye sınıfı için bir güvence, işçi sınıfı ve emekçiler için ise alt edilmesi gereken bir düşmandır.
Tüm bu gerçeklerin bilinciyle saray iktidarı, aylar süren hummalı bir çalışmayla zirveye hazırlandı. Açlık ve yoksullukla boğuşan emekçi halka çok görülen kaynaklar, bu savaş baronlarını ağırlamak için harcandı. Toplumsal meşruiyetini kaybeden ve emperyalist merkezlerden meşruiyet dilenen AKP-MHP iktidarı, söze gelince yerlilikten ve millilikten dem vuran bu arsızlar, emperyalist merkezlere bağlılığını göstermek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı.
Bu nedenle haftalardır Ankara fiilen olağanüstü hâl koşullarında yönetiliyor. Yine başta Ankara olmak üzere ülkenin dört bir yanında “NATO Defol!” diyen işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar ve devrimciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Devletin tüm baskı aygıtları emperyalizme ve NATO’ya karşı çıkanları sindirmek, “NATO Defol!” sloganını susturmak için kullanıyor.
Bugün NATO’nun Türkiye’deki toplantısına karşı yükselen “NATO Defol!” sloganı yalnızca bu emperyalist savaş örgütünün dünya halklarına yönelttiği yıkıma karşı yükseltilmiş bir itiraz değildir. Bu slogan, savaşa karşı barışın, emperyalist tahakküme karşı bağımsızlığın, sömürüye karşı emeğin kurtuluşunun ve halkların kardeşliğinin çağrısıdır. Zira NATO tüm bunların baş düşmanıdır.
Bu çağrıyı büyütmek, baskı ve zorbalığa karşı direnişle yükselen bu sese ortak olmak her şeyden önce işçi sınıfının görevidir. “NATO Defol!” sloganını fabrikadan fabrikaya, bir işyerinden ötekine, bir mahalleden diğerine taşımak, meydanlarda, sokaklarda ve yaşamın her alanında yükseltmek, emperyalizme, sömürüye ve savaş politikalarına karşı birleşik mücadeleyi büyütmek hepimizin omuzlarındaki sorumluluktur.
Emeğin Kurtuluşu, bütün işçileri, emekçileri, gençleri, kadınları ve emekten, özgürlükten, bağımsızlıktan ve barıştan yana olan herkesi emperyalizme, NATO’ya ve savaş politikalarına karşı mücadeleyi büyütmeye; baskı ve zorbalıkla susturulmaya çalışılan “NATO Defol!” sloganını daha güçlü, daha kararlı, daha gür haykırmaya çağırıyor.
Halkların katili NATO defol!
NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın!
Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun NATO!



