Kuralsızlığın kural hâline getirildiği, işçi sınıfının bir yandan açlık, öte yandan kölelik tercihiyle çıkışsızlığa mahkûm edildiği bu ülkede, bu işlerin bu kadar kolay olmayacağını göstermek hepimizin görevi olmalı. Bu yüzden Barta işçilerinin, Isışah işçilerinin ve Flamet işçilerinin yanında yer almak, mücadelelerini büyütmek gerekiyor.
Tekstil patronları, uzun süredir krizin sektörü vurduğundan ve ülkenin lokomotifi olan tekstil sektörünün gözden çıkarıldığından dem vuruyorlar. Artan maliyetlerden ve düşen kâr oranlarından şikâyet edip duruyorlar. Oysa büyük ve küçük tüm kapitalistler krizi fırsata çevirme peşinde. Düşen kâr oranları ve artan maliyetler söylemi altında bazı büyük tekstil kodamanları başka sektörlere kayarken, bazıları ise coğrafya değiştirip Mısır, Bangladeş hatta Afganistan gibi ülkelerde ucuz iş gücü arıyor. Küçük “fason işletmeler” ise eğer ülkede hâlâ üretim yapacaklarsa işin daha kolayını bulmuş durumda, iflas ya da konkordato başvurusunda bulunmak, bu mümkün değilse aceleyle üretimi başka bir yere taşıyarak ya da başka fasonlara yaptırarak mevcut işletmeyi tasfiye etmek, böylece hem borçlardan kurtulmak hem de işçi alacakları ile tazminatların üstüne çökmek.
“Hakkımızı patronlara yedirmeyeceğiz” diyerek eyleme başlayan Barta işyerinde yaşananlar, bu arsızlığın güncel bir örneğidir. İşçilerin ücretlerini 3-4 ay ödemeyen patron, onları işten çıkmaya mecbur bırakıyor. Ardından “Zor durumdayım, ödeyemiyorum” diyerek tazminatları erteliyor ve 10-12 taksite bölüyor. Sonra bu taksitleri de ödemiyor. Haklarını almak için önceden dava açan işçiler için “Onlar asla haklarını alamayacak” diye hönkürüyor. Bir süre daha çalıştırılan bazı işçilere ise önce “Sen bir süre evet git, biz seni çağıracağız” deniyor, ardından devamsızlıktan işten atılıyorlar. Arsızlık bir kez ortaya çıktığında sınır tanımıyor. Örneğin; emeklilik dilekçesi kabul edilen bir işçi bile devamsızlıktan atılabiliyor. Ya da evlilik nedeniyle işten çıkış işlemi yapılan bir kadın işçiye aynı muamele uygulanabiliyor.
Birçok işçi haklı fesih yoluyla iş bıraktıktan sonra patron, bilinen kapitalist kibriyle “Çürükler gitti, sağlamlar kaldı” diyerek ortalıkta dolaşıyor. İşçiler 3-4 aydır düzgün maaş alamazken, patron “15 milyonluk evim var ama icralık, çocuğumu seneye özel okula gönderip gönderemeyeceğim belli değil, ben çocuğumu özel okula gönderemezsem siz ne kadar sevinirsiniz?” diyerek işçilere çıkışabiliyor. Oysa işçiler o sırada kendi çocuklarının beslenme çantasına ne koyacaklarını düşünüyor.
Bu örnekleri uzatmak mümkün. Ne yazık ki bu durum, fason üretim yaptığı söylenen ama aslında önemli uluslararası firmalara çalışan birçok atölye ve küçük fabrikada benzer şekilde yaşanıyor. Kapitalistler, sektördeki örgütsüzlükten ve işçilerin bilinçlerindeki zayıflıktan yararlanarak istedikleri gibi davranıyorlar. İşçiler bu fabrikalarda en kötü koşullarda çalıştırılıyor, işe giriş saatleri belli, fakat çıkış saati yok. Hijyen koşullarının bulunmadığı yemekhaneler ve tuvaletler, sağlıksız ortamlar, molalarda oturacak yerin bile olmadığı fabrikalarda kapitalistler işçilerin üzerinden devasa kârlar elde ediyor. Kâr biraz düştüğünde ya da başka bir sektöre yönelmeye karar verdiklerinde ise ilk düşündükleri işçilerin ücret alacaklarını ve tazminat haklarını nasıl gasp edecekleri oluyor.
Elbette bu sorunlar sadece tekstilde yaşanmıyor. Bursa’da Isışah işçileri, Antep’te Flamet işçileri de bu düzenin mağduru olarak haklarını alamıyor. Ancak bu sektörde kapitalist şımarıklık ve “ben yaptım oldu” tavrı zirve yapmış durumda. Bu yüzden zamanında birliğini sağlayamayan, şimdi “Hakkımı yedirmeyeceğim” diyerek harekete geçen Barta işçilerinin mücadelesi, kendi içindeki taleplerden öte bir anlam taşıyor. Bu mücadele, kapitalistlerin bu tür kural tanımazlığına karşı kendi cephesinden “dur” demeye çalışıyor. Bu işlerin bu kadar kolay olmayacağını gösteriyor.
Kuralsızlığın kural hâline getirildiği, işçi sınıfının bir yandan açlık, öte yandan kölelik tercihiyle çıkışsızlığa mahkûm edildiği bu ülkede, bu işlerin bu kadar kolay olmayacağını göstermek hepimizin görevi olmalı. Bu yüzden Barta işçilerinin, Isışah işçilerinin ve Flamet işçilerinin yanında yer almak, mücadelelerini büyütmek gerekiyor.