Bak İşte Yaşandı Fırtına: MAYIS 2015

Screenshot
Gebze İşçilerin Birliği Derneği Tiyatro Atölyesi ile ‘Bak İşte Yaşandı Fırtına: MAYIS 2015’ tiyatro kitabı üzerine konuştuk…

Tiyatro kitabı fikri nasıl oluştu?

Geçtiğimiz yıl (2025), Metal Fırtına diye anılan metal işçilerinin kitlesel direnişinin 10. yılıydı. Metal İşçileri Birliği tarafından 2015 Metal Fırtına’yı hatırlatmak ve derslerini bir kez daha çıkarmak için bir çalışma yürütüldü. Gebze İşçilerin Birliği Derneği Tiyatro Atölyesi olarak bizler de Metal Fırtına’yı gündemimize aldık. Nasıl ele alabiliriz, neler yapabiliriz tartışmasıyla başlayan atölye toplantılarımızın sonucunda bir oyun yazmaya ve oynamaya karar verdik. Bu direniş üzerine çalışmak yalnızca geçmişi anmak için değil bugünün mücadeleleriyle bağ kurma ihtiyacından doğdu. Bu bakışla Metal Fırtına’nın öne çıkarmak, vurgulanması gereken yanlarını tartışarak oyunun içeriğine karar verdik. Tiyatro Atölyesi ekibimizde Metal Fırtına’nın Gebze, Kocaeli ve Bursa süreçlerini yakından bilen, deneyimleyen arkadaşların varlığı bir tiyatro oyunu yazma noktasında hızlıca adım atmamızı kolaylaştırdı. Biz aslında sahnelemek eksenli düşünerek bir adım attık sonrasında ortaya çıkan çabayı kitaplaştırarak kalıcılaştırmaya karar verdik. Böylelikle bir yıllık çalışma sürecinin sonunda sınıf mücadelesi tarihinden bir kesit, tiyatronun diliyle kitaplaşmış oldu.

Bir işçi tiyatro topluluğu olarak sizler için nasıl bir deneyimdi?

Tiyatronun diliyle biz işçi ve emekçilerin yaşamlarını ve özlemlerini anlatma çabamız, derneğimiz kurulmadan öncesine dayanıyor. Etkinliklerimizde, grev ve direniş alanlarında, pikniklerde, eylem meydanlarında tiyatronun gücüyle zaten işçilere sesleniyorduk. Tiyatroyu yalnızca bir sahne sanatı olarak değil, aynı zamanda işçilerin kendi sözünü kurduğu, kendi deneyimini görünür kıldığı bir mücadele aracı olarak ele alıyoruz. 2015 Metal Fırtına’yı anlatmak üzere yazdığımız ‘Bak İşte Yaşandı Fırtına: MAYIS 2015’ tiyatro oyunu da bu çabanın bir parçası.

Açıkça söylemek gerekir ki zorlu bir süreçti. Oyun yazma sürecinden daha çok oyun çalışmalarında zorlandık. İki perdelik bir oyun yazdık ama bunu tek perdelik daha kısa bir versiyona dönüştürdük, çünkü çok sınırlı zamanlarda çalışma imkânı bulabilecektik, bunu göz önüne almamız gerekiyordu. Mesai saatlerinin uzun olduğu, vardiyalı çalışma sisteminin bulunduğu ve artık işçilerin ortak bir hafta sonu tatilinin bile bulunmadığı bir ortamda, bir işçi tiyatro topluluğunun çalışmalarını sistematik bir şekilde sürdürmesi hiç kolay değil. Aynı zamanda çalışacak sahne bulmak da başka bir zorluk alanı.

Çok zorlandık, çok tıkandık ama her zorluğa rağmen her daim bir yol buluruz, yeni bir yol açarız diyenler olarak; işçilerin tiyatro çalışmalarının parçası olabilmesi ve işçilerin dünyasının tiyatronun diliyle anlatılabilmesi için ısrarımızı sürdürdük. Bir yöntem bulmaya çalıştık. Sanırız ki mücadelenin içerisinde olmanın ve mücadeleden beslenmenin avantajı şu ki hep ‘ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız’ halindeydik.

Anlaşılan sadece bir kitap değil oyun çalışması sürecini de içeren bütünlüklü bir çalışma yürüttünüz. Anlatır mısınız?

Bir işçi tiyatro topluluğu olarak Türkiye’nin yakın dönem işçi mücadele tarihinden öne çıkan bir deneyimi tiyatro sahnesine taşıma çabası hem çok zorlandığımız hem de değişik hareket alanı yarattığımız bir çalışma oldu. Mesela diyebiliriz ki her şey bir yana tiyatro çalışması vesilesiyle birçok işçiyle Metal Fırtına’yı tartıştığımız, sohbet ettiğimiz bir eğitim süreci yanı da vardı. Oyunu tartışma ve yazma sürecinde yapılan haber ve makale okumaları, Metal Fırtına’yı nasıl anlatmalıyız ve hangi noktaları öne çıkarmalıyız üzerine yürütülen tartışmalar, sahneleme çalışması sırasındaki oyun üzerine çalışmalar birer eğitim sürecine dönüştü diyebiliriz. Bu süreç, yalnızca geçmişin bilgisini tazelemekle kalmadı, aynı zamanda bugünün mücadelelerine dair düşünsel bir hazırlık da sundu. Hem 2015 Metal Fırtına’ya hem de oyun yazma ve sahneleme çalışması içerisinde olduğumuz dönemde devam eden 2025-2027 MESS Grup TİS sürecine dair verimli bir tartışma zemini oluşturdu.

Diğer bir yanıyla da elimizden geldiğince geniş bir ağ oluşturmaya, her aşamasını kolektif bir çabayla yürütmeye çalıştık. Oyunumuzun ilk tartışma aşamalarından itibaren hem tiyatro atölyesinin dışında olan işçi arkadaşlarımızı tartışmaların parçası yapmaya çalıştık hem de edebiyatla, tiyatroyla, sinema alanındaki arkadaşlarla fikir alışverişi yapmaya çalıştık. Bunların içerisinden tema, kurgu ve karakterler üzerine tartışmalar yürüttüğümüz süreçte katkılarını aldığımız tiyatro oyuncusu ve yazarı Berfin Koç, Gebze’nin işçi şairi ve gazeteci Halil Yeni, yazar ve sinema araştırmacısı Haydar Ali Albayrak en çok istişarede bulunduklarımız oldu, buradan sizin vesilenizle de teşekkür etmek isteriz.

Sadece yazım açısından değil, sahneleme çalışmasının birçok aşamasında da üretimler örgütleyen bir oyun oldu. Örneğin dekorunun çizimini bir dekorasyon işçisi arkadaşımız yaptı. Oyunumuzun müziği Türk Metal üyesi metal işçisi bir arkadaş tarafından yapıldı. Böylece ortaya çıkan, yalnızca bir tiyatro metni değil, başlı başına kolektif bir üretim sürecinin ürünü haline geldi.

Çalışmalarınız nasıl devam edecek?

‘Bak İşte Yaşandı Fırtına: MAYIS 2015’ oyunumuzun ve diğer oyunlarımızın çalışmaları sürüyor. Tiyatro Atölyemiz devam ediyor. Tiyatronun diliyle işçilerin sorunlarının ve taleplerinin, işçi direnişlerinin daha fazla anlatılması için hayatın her alanını tiyatro sahnesine çevirerek birlikte üretmeye tüm işçi ve emekçileri davet ediyoruz.