“İşçi sınıfı hakları ve geleceği için direndikçe, sermayenin karşısına dikildikçe baskı ve zorbalığa karşı güçlenecektir. Akkuyu’da direnen işçilerin mücadelesine omuz vermek, jandarma şiddetine karşı dikilmek her onurlu işçinin görevidir.”
Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaat şantiyesinde çalışan işçiler iş bıraktılar. İşçiler iş bıraktılar, çünkü üç aydır maaş alamıyorlardı. İşçiler iş bıraktılar, çünkü çalışma koşulları çok kötüydü. İşçiler iş bıraktılar, çünkü yemekler sağlıksızdı. İşçiler iş bıraktılar, çünkü barınma sorunu vardı. İşçiler iş bıraktılar, çünkü hijyene hiç mi hiç önem verilmiyordu, çalışma ortamları sağlıksızdı. Bu nedenle işçiler sık sık hastanelik oluyorlardı.
İnşaat işçileri isyan edip ayaklandılar. Şirketin ofislerine yürüdüler. Haklarını almak için fiili grev eylemini başlattılar.
Kapitalisti korumak için jandarma harekete geçirildi. İnşaat işçileri jandarmanın gaz bombalı, coplu, tomalı saldırısına maruz kaldılar. Kapitalistin inşaat işçilerinin ücretini gasp etmesine ses çıkarmayan devlet, patronu korumak için ise hemen teyakkuza geçti.
Jandarma saldırısına rağmen işçiler çalışmayı reddettiler. Talepleri karşılanmadığı sürece eylemlere devam edeceklerini söylediler.
İşçiler firma tarafından oyalanıyor, ücretsiz izne çıkarılıyor ve istifaya zorlanıyorlar. Şimdi de şantiyeden atılmakla tehdit ediliyorlar. Tüm bu yasa dışı işlemler konusunda sözde de olsa tek bir açıklama yapmayan sermaye devleti, direnen işçilerin üzerine jandarmayı salıyor. Demokratik haklarını kullanan Akkuyu inşaat işçileri darp ediliyor.
Kolluk güçlerini hak arayan işçilerin üzerine salması AKP iktidarının kimin yanında durduğunu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Baskı ve zorbalıkla hak talebini bastırmak istiyor.
İşçi sınıfı hakları ve geleceği için direndikçe, sermayenin karşısına dikildikçe baskı ve zorbalığa karşı güçlenecektir. Akkuyu’da direnen işçilerin mücadelesine omuz vermek, jandarma şiddetine karşı dikilmek her onurlu işçinin görevidir.
Eninde sonunda işçi sınıfı örgütlü bir şekilde ayağa kalkıp öfkesini bu düzenin temellerine yönelttiğinde hiçbir kuvvet onu bastıramayacaktır. Bu köhnemiş sermaye düzeni, jandarma ve polisin baskı ve şiddetine rağmen yıkılacaktır. Tarihin çöplüğündeki yerini kaçınılmaz olarak alacaktır.



