Smart kapitalistine suç ortaklığı yapanın devlet olması şaşılacak bir şey değildir. Kapitalist sistemin egemeni kapitalist patronlardır ve devlet de kolluğuyla, yasasıyla, meclisiyle egemenlerin hizmetindedir. Sermaye ile iktidar arasındaki bu sınıf ortalıklığını dize getirmek ise, tüm işçi sınıfının ortak mücadelesiyle mümkündür.
Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 No’lu Şubesi’nde örgütlü Smart Solar fabrikasının işçileri, grevlerinin üçüncü ayına girmiş durumdalar. Zaman ilerledikçe, grev süreçlerinde işçilerin mi yoksa kapitalistlerin mi zorlanacağını, sınıf mücadelesinin terazisi belirleyecektir. Smart patronu son haftalarda iyiden iyiye zorlanmış gibi görünüyor. Bir yandan başka bir firmada üretim yaptırırken, diğer yandan fabrikadan tırlarla mal çıkarmaya çalışıyor.
Smart kapitalisti, işçilerin mücadelesini kıramayınca, önce Kayseri’de benzer işi yapan Vespa Enerji’ye kendi işlerini yaptırmaya kalktı. Bu kanunsuz eylem Smart işçileri tarafından suçüstü yapıldı. Yetmedi, Gebze’deki fabrikadan devlet koruması altında iki tır mal çıkardı. Her iki eylem de, harçlık düzeyinde ücret teklifine karşı greve çıkan Smart işçilerinin mücadelesini kırmaya yönelikti.
Grev kırıcılık nedir? Grev kırıcılığını kimler yapar?
Grev, işçi sınıfının üretimden gelen gücünü kullanmasıdır. Grev hakkı, işçi sınıfının kendi mücadelesiyle kazandığı anayasal bir haktır. Smart Solar işçileri de toplu iş sözleşmesindeki anlaşmazlık üzerine grev silahını kuşandılar.
Grev kırıcılık ise en basit haliyle, grevin etkisini azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Grevin kırılması, burjuva kanunlarına göre dahi suçtur. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 68. maddesi şöyledir: “İşveren, kanuni bir grev veya lokavt süresince, iş sözleşmeleri askıda kalan işçilerin yerine, sürekli ya da geçici olarak başka işçi alamaz veya başkalarını çalıştıramaz.”
Smart kapitalistleri, hem grevdeki işçilerin işini başka bir şirkete yaptırmakta hem de kanunlardaki boşlukları bahane ederek depodan mal çıkarmaya çalışmaktadır. Bu grev kırıcılık tutumu cezalandırılmadığı gibi, tersine devlet işçilerin karşısına dikilmekte ve Smart kapitalistinin çıkarlarının bekçiliğini yapmaktadır.
Diğer yandan, grev kırıcılığı yapan şirketlere uygulanan cezai yaptırımlar zaten gülünç düzeydedir. Bu durum, yasaların işçi haklarını korumadığını, aksine kapitalistlerin her türlü hukuksuzluğuna kapı araladığını göstermektedir.
Devlet grev kırıcısıdır, çünkü zaten sermayenin devletidir!
Devlet eliyle yapılan grev kırıcılıkla ilk defa Smart’ta karşılaşmıyoruz. Bizzat Erdoğan, işçilerin greve çıkmalarını nasıl engelledikleri ile defalarca övünmüş, AKP iktidarı süresince 22 grev saray rejimi tarafından yasaklanmıştır.
Metal ve cam iş kolları başta olmak üzere değişik iş kollarında grev yasaklarına maruz kalan işçi sayısı 200 binin üzerindedir. En son grevleri yasaklanan metal işçileri fiili olarak grevlerine devam etmişler, böylece yasakların işçi sınıfının kararlılığı karşısında bir hükmü olmadığını dosta düşmana göstermişlerdir. Ancak devam eden ve uyuşmazlık aşamasında olan MESS Grup TİS’leri için sermaye ve iktidar, grev yasakları ve grev kırıcılığı için hazır kıta beklemektedir.
Smart grevinde iki sınıf karşı karşıya gelmektedir. Smart işçisinin grev iradesi, tüm işçi sınıfının mücadelesini temsil etmektedir. Smart grevinin kazanması ve grevci işçilerin önüne çıkarılan engellerin aşılması için mücadele etmek, bütün işçi sınıfının görevidir.
Smart kapitalistine suç ortaklığı yapanın devlet olması şaşılacak bir şey değildir. Kapitalist sistemin egemeni kapitalist patronlardır ve devlet de kolluğuyla, yasasıyla, meclisiyle egemenlerin hizmetindedir. Sermaye ile iktidar arasındaki bu sınıf ortalıklığını dize getirmek ise, tüm işçi sınıfının ortak mücadelesiyle mümkündür.