Vestel’e bakın, Türk Metal gerçeğini görün!

Vestel’e bakıldığında yalın biçimde görülecek olan Türk Metal gerçekliğidir. Vestel işçisinin yapması gereken hem Vestel kapitalistine hem de ona hizmet eden Türk Metal’e karşı aynı anda mücadele etmektir.

Vestel’de Türk Metal 2022’de yetki almış, Vestel kapitalistinin sendikal yetkiye itirazı üzerine süreç mahkemeye taşınmıştı. Muhtemelen kapalı kapılar ardında Vestel yönetimi ile Türk Metal arasında varılan anlaşma sonucunda, 2024 yılında Türk Metal’in yetkisi onaylandı ve sözleşme imzalandı. Varılan anlaşmanın bir sonucu olsa gerek, sendikalaşma sürecinde işçi atan, sendikal örgütlülük düşmanı tutumlarıyla bilinen amirler ve formenler, bu sürecin ardından sendika temsilcileri haline geldiler. Vestel’de “zafer” ilan eden Türk Metal, imzalanan ilk sözleşmenin ayrıntılarını paylaşma ihtiyacı bile hissetmedi.

Türk Metal’in ilk sözleşmede elde ettiği kazanım, işçilerin mevcut ikramiyesinin saat ücretlerine eklenmesinden ibarettir. “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” derler. Sendika düşmanı tutumlarıyla bilinen amir ve formenleri temsilci olarak atamak, işçilerin hak ve çıkarlarını savunan bir sendikal örgütlenme yaratmaktan ziyade fabrikaya İK olmak anlamına gelir. Vestel’de olan da budur. Görüldüğü kadarıyla, ülkenin en büyük fabrikalarından biri olan Vestel’de binlerce işçinin aidat geliri karşılığında Türk Metal’in üstlendiği misyon, Vestel yönetimi adına işçiyi denetim altında tutmaktır.

Vestel’de son bir yılda binlerce işçi işten atıldı, Türk Metal ise kılını dahi kıpırdatmadı. Ülkenin en büyük beyaz eşya üreticilerinden biri olan bu fabrikada işçilerin çalışma ve yaşam koşullarına bakıldığında, asgari ücretin biraz üzerinde ücretlerle ağır çalışma koşulları görülmekte. Baskı ve mobbing ise cabasıdır. Şu sıralar yaşanan süreç ise Vestel’de işlerin iyice zıvanadan çıktığını göstermektedir.

İmzalanan TİS’in süresi dolmuştur. Ancak ortada işçilere yapılmış tek bir açıklama yoktur. TİS sürecinde işçilere hiçbir açıklanma yapılamaması, bilgi verilmemesi, Türk Metal tipi sendikacılığın yeni bir örneğidir. Konu bunun da ötesindedir: Yeni dönem TİS sürecinin prosedürlerinin başlaması gerekirken hiçbir hareket yoktur. Vestel yönetimi ve Türk Metal el ele vererek yasal prosedürlere uymak zahmetine bile girmemektedir.

31 Ocak itibarıyla biten sözleşme için nasıl bir hazırlık yapıldığına dair, üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen herhangi bir bilgi almak imkânsızdır. Tablo o derece vahimdir ki, Türk Metal adına fabrikada dolaşan temsilci ya da yöneticiler arasında konuya dair sorulara cevap verebilen kimse yoktur. Arada yarım ağızla “süreç başlayacak” söylemleri dile getirilmektedir. Çok sıkıştıklarında ise “Ankara’yı arayıp sorun” demek dışında kurulabilen bir cümle yoktur. İşçiler sürecin akıbetini kendi girişimleriyle öğrenecekse, Türk Metal temsilcilerinin görevi nedir?

Vestel’e bakıldığında yalın biçimde görülecek olan Türk Metal gerçekliğidir. Vestel işçisinin yapması gereken hem Vestel kapitalistine hem de ona hizmet eden Türk Metal’e karşı aynı anda mücadele etmektir.

Bu pervasızlık karşısında Vestel işçilerinin birleşmekten ve haklı tepkisini eylemli bir hatta açığa çıkarmaktan başka bir çıkış yolu bulunmamaktadır.