İktidar ve kapitalistler bu yöntemlerle işçi sınıfını sindirmek ve mücadeleyi büyütenleri susturmak istiyor. Amaç açıktır: İşçilerin sessiz kalması, sömürüye boyun eğmesi ve hak talep etmemesidir.
Ekonomik krizin faturasını işçi sınıfı ödemeye devam ediyor. Kapitalistler krizi fırsata çevirerek kârlarını artırırken, işçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Açlık sınırının altına itilen ücretlerle milyonlarca işçi yaşam mücadelesi veriyor, kazanılmış haklar gasp ediliyor, sendikal haklar fiilen ortadan kaldırılmak isteniyor.
Bu saldırılar karşısında sessiz kalmak, daha büyük kayıpların önünü açacaktır. AKP iktidarı ve sermaye sınıfı; düşük ücretler, güvencesiz-ağır çalışma koşulları ve sendikasızlaştırma politikalarıyla işçi sınıfını sindirmeye çalışıyor. Hak arama mücadelesi ise baskı ve yasaklarla bastırılmak isteniyor.
Ancak tüm baskılara rağmen işçi ve emekçiler susmuyor. Son dönemde birçok işyerinde yükselen direnişler bunun açık göstergesidir. Gaziantep’te Sırma Halı işçilerinin hak mücadelesi, sermaye ve iktidarın ortak saldırısıyla bastırılmak istendi. Bu süreçte BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in hukuksuz biçimde gözaltına alınıp tutuklanması, saldırının boyutunu ortaya koymaktadır.
Gaziantep’te sermayedarlar işçilere adeta kölelik koşullarını dayatmaktadır. Her yıl Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında yer alan firmaların bulunduğu bu bölgede kârlar büyürken, işçilerin yaşam koşulları kötüleşmektedir. Sırma Halı, Şireci Tekstil gibi fabrikaların patronlarının iktidarla ilişkili olması, baskı ve sömürüyü daha da sistematik hale getirmektedir. İşçilerin bir araya gelmesi ve hak talep etmesi engellenmek istenmektedir.
Mehmet Türkmen’in tutuklanması da bu saldırı zincirinin bir parçasıdır. Amaç, işçiler arasında büyüyen öfkeyi bastırmak, mücadele edenlere gözdağı vermek ve direnişi kırmaktır.
İktidar ve kapitalistler bu yöntemlerle işçi sınıfını sindirmek ve mücadeleyi büyütenleri susturmak istiyor. Amaç açıktır: İşçilerin sessiz kalması, sömürüye boyun eğmesi ve hak talep etmemesidir.
Oysa tarih göstermiştir ki, işçi sınıfı hiçbir hakkını kendiliğinden kazanmadı. Tüm haklar mücadeleyle elde edildi. Bugün de yapılması gereken; korku duvarlarını yıkmak, örgütlü mücadeleyi büyütmek ve birleşmektir.



