Kriz ve savaş Koç’a yaradı, servetini katladı

Ekonomik krizin faturası en ağır şekilde işçi ve emekçilere kesiliyor. Bunu fırsat bilen sermayedarlar servetini katlıyor. Savaşı bahane eden iktidarlar faturayı emekçilere keserken, aynı bahaneyle baskı ve zorbalığı da tırmandırıyor.

Koç Holding, 2026 yılının ilk çeyreğinde 522 milyon TL net kâr elde ettiğini KAP’a bildirdi. Koç sermayesine ait TÜPRAŞ’ın 2026 yılının ilk üç aylık dönemine ilişkin mali verilerine göre şirketin net dönem kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2800’ün üzerinde artarak 127 milyon liradan 3,7 milyar liraya çıktı.

Dünyada hegemonyası zayıflayan ABD’nin İsrail’le birlikte İran’a saldırmasıyla başlayan savaş bölgede yaşayan halklar başta olmak üzere dünya işçi ve emekçilerini etkiledi. İranlı emekçiler üzerine yağan bombalarla katledilirken, oluşan enerji krizi tüm dünyada emekçilerin yaşam koşullarını ağırlaştırdı. Küresel ekonomik etkileri son derece hızlı ve derin olan savaşın başlamasının ardından enerji fiyatlarında ani yükselişler yaşandı ve petrolün varili kısa sürede yüz doların üzerine çıktı. Bu durumun emekçilere yansıması iğneden ipliğe gelen zamlar oldu. Emekçiler bir yandan zamlar altında yaşam savaşı verirken diğer yandan kendilerinden kısılan devasa bütçelerin savaş sanayisine aktarılması karşısında ezildi.

Öte yandan TÜPRAŞ’ın geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde 4,1 dolar olan net rafineri marjı ise bu çeyrekte 9,4 dolar seviyesine yükselerek kendi beklentilerinin bile üzerine çıktı. Bu demek oluyor ki petrolü işleyip ürüne dönüştüren TÜPRAŞ’ın elde ettiği kâr payı iki katından fazla artmıştır. Diğer bir deyişle, enerji krizi ve zamlar sürerken, rafinerideki kâr iştahı pompadaki fiyatların yüksek kalmasındaki ana unsurlardan biri olmaya devam etti.

TÜPRAŞ, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 95 kapasite kullanım oranını zorlayarak 6,8 milyon ton üretim gerçekleştirdi. Bu performans, 2017 yılından bu yana kaydedilen en yüksek ilk çeyrek verisi olarak kayıtlara geçti.

TÜPRAŞ işçilerinin bu devasa servetten aldığı pay ise yıldan yıla azaldı. Özelleştirmeden önce işçilerin payı yüzde 7-8 iken gelinen yerde yüzde 1’in bile altına düşmüştür.

Ekonomik krizin faturası en ağır şekilde işçi ve emekçilere kesiliyor. Bunu fırsat bilen sermayedarlar servetini katlıyor. Savaşı bahane eden iktidarlar faturayı emekçilere keserken, aynı bahaneyle baskı ve zorbalığı da tırmandırıyor.