Ormana ve içindeki canlılara sahip çıkmak, insana sahip çıkmaktır. Doğa yoksa insan da yoktur; altımızdaki toprağın çekilmesine izin vermeyelim! Ormanlara, doğaya sahip çıkalım! Yanan ormanların, mahvedilen doğanın faili kapitalizme ve onun sadık hizmetkârı iktidara karşı mücadeleyi büyütelim!
Hava sıcaklıkları artıyor. Artan sıcaklıklar orman yangınlarını tetikliyor. Yangınlar doğayı, canlıları ve insanı tehdit ediyor. Nitekim, yangınlarda binlerce hektar orman yandı, yanıyor. Yeşil alanlar yok oluyor. Binlerce hayvan yanarak can veriyor. İnsanlar ölüyor. Çevresel felaket büyüyor.
AKP iktidarı ormanları korumak için hiçbir şey yapmıyor. Orman yangınları için önlem almıyor. Yangınları önlemek için kaynak ayırmıyor. Bunu gereksiz masraf sayıyor. Ormanlar yanıyor. AKP iktidarı, ağaç dikmek yerine orman vasfını yitirme yalanlarıyla orman alanlarını satıyor, yapılaşmaya açıyor. Böylece sermaye sınıfına yeni rant alanları yaratıyor.
Yaşanan orman yangınları ile yanan, kül olan emekçilerin geleceğidir. AKP iktidarı emekçilerin geleceğini umursamıyor.
Elbette önleyici tedbirler alınırsa orman yangınları azalır. Zamanında müdahale edilirse, gerekli araç ve teçhizat sağlanırsa çıkan yangınlar hızla söndürülür. Yeter ki ormanları, doğayı korumak için kaynak ayrılsın. AKP iktidarı “kaynak yok” yalanına sarılıyor.
Bin odalı sarayı yaptırmak için kaynak var. Özel lüks harcamalar için kaynak var. Ama yangınları önlemek ve söndürmek için gerekli araç ve teçhizat, helikopter için kaynak yok! AKP iktidarının sömürücü, rantçı, kapitalist zihniyeti nedeniyle evlerini, ormanları korumak isteyen emekçi köylüler ölümle burun buruna yaşıyor.
AKP iktidarı yıllarında orman yangınları çığ gibi büyüdü. 2002-2024 yılları arasında 365 bin 359 hektar alan orman yangınlarında kül oldu. 2010-2019 yılları arasında her yıl ortalama 7 bin hektar yanarken 2024 yılında 23 bin hektara çıktı. Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangını olan Manavgat orman yangınında 139 bin 503 hektar orman yandı.
AKP iktidarı, doğayı pazara çıkarıyor. Metalaştırıyor. Satarak mahvediyor. Ormanları, kıyıları, zeytinlikleri sermayeye peşkeş çekiyor. Oysa ormanlar kamusal mülktür, bu nedenle asla pazarlanmamalıdır.
Orman yangınlarının temel nedenlerinden biri de enerji ve altyapı hizmetlerinin özelleştirilmesidir. Yangınların engellenmesi için elektrik yapı, denetimi toplumsal yarar gözetilerek yeniden yapılandırılmalıdır. Yangınla mücadele için tüm doğal alanlar koruma altına alınmalıdır.
Yangınlar esas olarak doğal afet değil; çünkü yangınların çok az kısmı doğanın işleyişinden kaynaklanıyor. Yangınları felakete çeviren, adına kapitalizm denen sömürü düzeni ve doğayı yağmaya odaklanmış AKP-MHP iktidarının politikalarıdır. Buna “dur” diyecek olanlar işçiler ve emekçilerdir.
Ormana ve içindeki canlılara sahip çıkmak, insana sahip çıkmaktır. Doğa yoksa insan da yoktur; altımızdaki toprağın çekilmesine izin vermeyelim! Ormanlara, doğaya sahip çıkalım! Yanan ormanların, mahvedilen doğanın faili kapitalizme ve onun sadık hizmetkârı iktidara karşı mücadeleyi büyütelim!



