Limak Holding gözünü Suriye’ye dikti!

Bu düzen, kâr hırsı uğruna insan yaşamını ve doğayı hiçe sayanların düzenidir. Savaşları ve doğal afetleri bile fırsata çeviren bir ölüm ve yıkım düzenidir. Bu sömürü düzenine karşı işçi ve emekçilerin mücadeleyi büyütmekten, direnmekten ve örgütlenmekten başka yolu yoktur.

AKP iktidarının vazgeçilmez sermaye gruplarından biri olan, neredeyse tüm kamu ihalelerinin baş aktörü Limak Holding, şimdi de gözünü Suriye’ye dikmiş durumda. Suriye’nin “yeniden inşa”sı bahanesiyle Türkiye ve ABD’li yatırımcılarla ortak iş yapabileceklerini ilan eden Limak, savaşın yarattığı yıkımı yeni bir kâr alanı olarak görüyor.

AKP iktidarıyla birlikte zenginliğini katlayan Limak Holding, Türkiye’de bugüne kadar doğa talanının, rant projelerinin ve kamu kaynaklarının yağmalanmasının baş aktörlerinden biri oldu. “Yap-işlet-devret” modeliyle iktidar tarafından her türlü ayrıcalık Limak’a sunuldu. Dereleri kurutan, ormanları yok eden, canlı yaşamını hiçe sayan projelerle sermayesini büyüttü, kârlarına kâr kattı. Bu düzen böyle işlemeye devam ediyor.

Bugün ise gözlerini Suriye’ye çevirmiş durumdalar. “Yeniden inşa” adı altında pastadan pay kapma hesabı yapıyorlar. Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir’in Anadolu Ajansı’na verdiği demeç bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor:

“Bizim sınıra yakın çimento fabrikalarımız var. Ciddi bir talep var. Biz altyapı yatırımcısıyız; havaalanları, yollar, enerji tesisleri yapıyoruz. Dolayısıyla Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde Limak olarak bulunmak istiyoruz.”

Türkiye’de doğayı yıkıma uğratan, canlıların yaşam hakkını tanımayan, ekosistemleri talan eden Limak Holding, şimdi de sermayesini Suriye topraklarında büyütmenin hesabını yapıyor. Sermaye için savaş bir felaket değil büyük bir fırsattır. Savaş sonrası yeniden yapılanma süreçleri, kapitalistler için yeni yağma alanları anlamına geliyor.

Kendi bünyesinde çalıştırdığı işçi ve emekçileri insanlık dışı koşullarda çalıştıran, işçi sağlığı ve işçi güvenliğini hiçe sayan bu kapitalistlerin tek derdi daha fazla kâr, daha fazla sermaye birikimidir.

Limak Holding’i Akbelen’den ve 3. Havalimanı’ndan tanıyoruz. Olmayan kömür uğruna Akbelen ormanlarını tahrip ettiler, insanların yaşam alanlarını yok ettiler. Havalimanı inşaatı boyunca alınmayan önlemler nedeniyle çok sayıda işçi yaşamını yitirdi. Tüm bunlar AKP iktidarının açık desteğiyle gerçekleşti.

Bu düzen, kâr hırsı uğruna insan yaşamını ve doğayı hiçe sayanların düzenidir. Savaşları ve doğal afetleri bile fırsata çeviren bir ölüm ve yıkım düzenidir. Bu sömürü düzenine karşı işçi ve emekçilerin mücadeleyi büyütmekten, direnmekten ve örgütlenmekten başka yolu yoktur.