Biz aç kaldık, onlar doymak bilmedi. 80 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kaldı, bir avuç burjuva doymak bilmedi.
2025 yılı bütçe gelir sonuçları açıklandı. 12,5 trilyon olan bütçe gelirlerin 11,5 trilyonu vergi gelirlerinden oluştu. Yani yüzde 88,4’ü. Vergilerin toplam bütçedeki payı özellikle 1980’li yıllardan sonra gitgide artmaya başladı. 1980’e kadar yüzde 50-65 oranında olsa da bugün yüzde 90’lara dayanmasında özelleştirmelerin çok büyük payı var.
Peki, bu vergiler kimden toplanıyor?
Toplanan vergilerin yüzde 65’ini ÖTV-KDV gibi dolaylı vergiler oluşturuyor. KDV 1985’te, ÖTV ise 2002’de hayatımıza giren vergiler ve tüketim üzerinden toplanıyor. Bir işçi ne tüketiyor ki denebilir ama işçi sınıfı olarak toplumun çoğunluğunu oluşturduğumuz düşünülürse üretilenlerin temel tüketicisi bizleriz ve dolaylı vergiler büyük oranda bizlerden alınıyor.
Toplanan vergilerin yüzde 20’sini gelir vergisi oluşturuyor. Denecek ki işte zenginden alınan vergilere geldik. Ne de olsa gelir vergisi. Geliri çok olandan çok alınacaktır. Ama kazın ayağı öyle değil. Gelir vergilerinin yüzde 93’ü kaynakta kesintilerden yani ücretlilerden yani işçi ve emekçilerden daha ücretini eline almadan kesiliyor. Gelir vergisinde de işçi sınıfı olarak doymak bilmez burjuvalardan fazlasını veriyoruz anlayacağınız.
Emeğimizi sömüren, tüm zenginliğe el koyan burjuvalar hiç mi vergi ödemiyor? Vergi gelirlerinin 2024’te yüzde 12’siyken bu yıl yüzde 11’ini oluşturan Kurumlar Vergisi’ni ödüyorlar. Yani şirket karlarından ödenen vergi. Bunun da bir kısmı devlet kurumlarınca ödeniyor. Bu vergiler de yıl sonunda taksitlendirilerek alınıyor.
Hesap ortada… Dolaylı vergilerle, gelir vergisi adaletsizliğiyle devlet bütçesi işçi sınıfının sırtından oluşturuluyor. Ve bütçeden işçi sınıfının payına hiçbir şey düşmüyor. Bütçe büyük şirketlere ihaleler, teşvikler, vergi afları yoluyla peşkeş çekiliyor.
Bakan Şimşek’e sorsanız her şey iyi gidiyor. Bütçe hesapları tutuyor, enflasyon düşüyor, ekonomi büyüyor, OVP tam gaz devam ediyor. İşlerin onlar için iyi gittiği ortada. Bütün yük bizlerin sırtındayken, bizler yoksullaşıp onlar zenginleşirken işler elbette onlar için iyi gidecektir. Hele bir de işçi sınıfı bu duruma ses etmiyorsa daha ne istesinler…
Yani anlayacağınız 2025 yılında da biz çalıştık, biz ürettik, onlar zengin oldu. Biz aç kaldık, onlar aslan payını kaptı. Ancak yine de doyuramadık. 2025 yılı bütçesi sırtımızdan toplanan onca vergiye rağmen 1,8 trilyon lira açık verdi. “Faiz haramdır” diyenlerin iktidarında 2025 yılında 2 trilyon lira faiz harcamalarına gitti.
Biz aç kaldık, onlar doymak bilmedi. 80 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kaldı, bir avuç burjuva doymak bilmedi.



