Bu vergi teklifi bir avuç kapitalistin çıkarı içindir. Bizler ise düşük ücretlere, ağır vergilere, faşist baskılara ve hayat pahalılığına karşı mücadeleyi büyütmenin yol ve yöntemlerini ortaya koymalıyız.
“Ülkemizin istikrar adası, güvenli liman olma konumunu somut adımlarla güçlendiriyoruz” ambalajıyla AKP tarafından sunulan, sermaye sınıfına yeni vergi indirimi ve istisnaları getiren yasa teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.
Teklif, yurt dışı kazançların ülkeye getirilmesi karşılığında 20 yıl vergi alınmamasını, doğrudan ihracat yapan kapitalistlerin vergi oranının yüzde 9’a, diğer ihracatçıların ise yüzde 14’e düşürülmesini kapsıyor.
Ekonomik krizin giderek derinleştiği koşullarda iktidar, ülkenin talan ve yağmalanması pahasına; vergi indirimleri ve çeşitli teşviklerle yabancı sermayeyi ülkeye çekmeye çalışıyor. Ancak buna yalnızca “çözüm arayışı” demek, yapılanların gerçek niteliğini anlatmaya yetmez. Ülkeyi, kaynağı belirsiz; büyük ölçüde uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığı gibi kirli ilişkilerden elde edilmiş kara paranın “güvenli limanı” hâline getirmek istiyorlar. Ucuz iş gücü nedeniyle başta Mısır olmak üzere çeşitli ülkelere üretimlerini taşıyan kapitalistleri yeniden ülkeye çekmek ise işin başka bir boyutunu oluşturuyor.
Kapitalist düzen, tüm dünyada bir avuç sermayedarın kâr hırsının yarattığı yapısal sorunlarla boğuşuyor. Kendi yarattıkları krizlerden, kendilerinin kârlı çıkacağı biçimlerde çıkmak için krizlerin faturası emekçilerin sırtına yükleniyor. Bunun araçlarından biri de bu tür vergi düzenlemeleri oluyor. Ambalajı ne kadar “istikrar adası” söylemiyle sunulursa sunulsun, “üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye katkı” diye pazarlanırsa pazarlansın, kalemşörleri tarafından “çözüm” olarak gösterilirse gösterilsin nafile! Kapitalist düzen kaos üretir, sürekliliğini kriz yaratmakta gösterir. Sömürüyü, yağmayı ve talanı büyütmek, insanlığı savaşlara sürüklemek bu düzenin “doğal” sonuçlarından başka bir şey değildir. Ve her seferinde faturayı milyonlarca işçi ve emekçiye kesmeye çalışırlar. Bu ekonomik krizi kapitalistler çözemez zira kaynağı bizzat kendileri ve sonu gelmez kâr hırslarıdır.
Sermaye sınıfından alınmayan vergiler, bizlere daha fazla vergi yükü, düşük ücret, sosyal hak gaspları ve yeni saldırılar olarak dönecektir. Bunları uygulayabilmek için de AKP iktidarı toplum üzerindeki baskıyı daha da artıracaktır. Bu vergi teklifi bir avuç kapitalistin çıkarı içindir. Bizler ise düşük ücretlere, ağır vergilere, faşist baskılara ve hayat pahalılığına karşı mücadeleyi büyütmenin yol ve yöntemlerini ortaya koymalıyız.



