“Biz yalnız emeğimize değil, odalarımıza da sahip çıkıyoruz”

MMO İzmir Şubesi’nde 12 ücretli mühendisin işten çıkarılmasıyla başlayan eylem süreci üzerine işten çıkarılan mühendislerden Rohat Aliş Ayas ile konuştuk…

Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi tarafından işten atılan mühendisler olarak bir haftayı aşkındır eylemlerinizi sürdürüyorsunuz. Süreci anlatır mısınız?

Sürecimiz, Karşıyaka Belediyesi ile Oda arasındaki “denetim protokolü”nün iptal edilmesinin yol açtığı mali daralma ve buna bağlı olarak işten çıkarmalar yaşanacağı yönündeki söylemlerle başladı.

Biz ise sürecin başından itibaren Odanın bir kapitalist kuruluş gibi davranamayacağını, yapılan işin ticari bir iş olmaktan öte bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledik. Hem protokolün iptalini önlemeye çalışmak gerektiğini hem de eğer tasarruf tedbirleri Oda için bir zaruretse bunun işçi çıkarmak dışında başka yöntemlerle çözülebileceğini savunduk.

Biz somut bir sorunu ve buna ilişkin çözüm önerilerini tartışırken, gündem yeni ve yüksek kârlı piyasa alanları bulma vb. başlıklara çekilmeye çalışıldı.

Kendi ücretlerimizden bile belli oranda fedakârlık yapılabileceğine dair önerimize rağmen 8 arkadaşımızın iş akitlerinin feshedilmesi ve tartışmaların oyalanmaya döndürülmesi üzerine eleştirilerimizi kamuoyuyla açık bir biçimde paylaştık.

Yayınlanan metne karşı sanki MMO üyeleri olarak görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmamız bir suç teşkil ediyormuş gibi bir tutum geliştirilmeye çalışıldı.

Katıldığımız son toplantı yönetim tarafından provoke edildi. Metni yayınlayanlar hedef gösterildi. Yönetim kurulu üyelerinden biri gelip “Yarın sabah bunlarla yol yürümeyeceğiz” diyerek toplantıyı bitirdi. Sabah saatlerinde aranarak iş akitlerimizin feshedildiği söylendi.

Böylece biz oda üyeleri olarak şube yönetiminin politikalarına dair yaptığımız tartışmalar ve eleştirilerimiz nedeniyle işten çıkarılmış olduk. Yönetim bize, “eğer siz bizi eleştiriyorsanız, biz de sizin iş akdinize son veririz” deyip bunu gerçekleştirmiş oldu.

Böyle bir gerekçe sıradan bir iş yerinde bile kabul edilemez. Bu, değil TMMOB ve ona bağlı bir oda olan MMO’nun ilke ve değerlerine, burjuva iş hukukuna bile aykırıdır.

Bunlar akıl almaz şeylerdir. Elbette işe dönme gibi bir talebimiz var ve kararın iptali için mücadele ediyoruz. Ama işsiz kalırsak da açlıktan ölmeyiz.

Biz sadece MMO’da ücretli çalışan mühendisler değiliz, aynı zamanda MMO üyeleriyiz. Odamızın böyle bir anlayışa mahkûm edilmesine ses çıkarmazsak, buna karşı yapılanlara itiraz etmezsek işte o zaman çok şey kaybederiz.

Tam da mücadelemiz bunun içindir. Bunu odaya karşı bir mücadele olarak sunmak ise aymazlıktır. Tam tersine ilk açıklamada söylediğimiz gibi biz yalnız emeğimize değil, odalarımıza da sahip çıkıyoruz..

Bu sorunlar nasıl çözülebilir? Bundan sonra ne yapılmalı?

Odamıza duyduğumuz sorumluluk gereği yaptığımız tartışmalar nedeniyle işten atılmamız bir akıl tutulmasıdır.

Meslek örgütlerimizin bu yöntemle, bu tarzla işten atma gerçekleştirmesi, var olan tartışma süreçlerini yönetimde olmanın verdiği güçle bastırmaya çalışması, ilkelerimize, değerlerimize, toplumsal mücadeleye bakışımıza ve anlayışımıza yabancıdır ve zarar veren tutumlardır. Kaldı ki işleyen süreç belli farklılıklara sahip olsa da biz tek örnekte değiliz. İstanbul EMO’da Nursemin süreci aynı tutumun başka bir versiyonudur.

TMMOB’un işleyişine tamamen aykırı bu tutumlardan geri dönülmesi hayatidir. Bu, bizim işsiz kalma sorunumuzdan çok daha önemlidir.

Önce yapılan yanlıştan dönülmeli, tüm atılanlar geri alınmalı, sorunlar açıklık ilkesine dayalı olarak ele alınmalıdır.

Çağrımız; TMMOB Genel Merkezi’nedir, MMO Genel Merkezi’nedir, İKK’yadır, TMMOB’a bağlı diğer odaların üye ve yöneticilerine ve hepsinden önemlisi MMO ve TMMOB’ye bağlı diğer odaların tüm üyelerinedir.

Odalarımızın, dolayısıyla TMMOB’un bu hâle düşürülmesine kimse izin vermemelidir. Toplumsal muhalefete düşen ise dar hesapları bir kenara bırakıp yükselttiğimiz bu itiraza sahip çıkmaktır.