“Direnme gücümü mücadele azminden alıyorum”

Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde örgütlenme sekreteri olarak çalışırken işten çıkarılan ve bir ayı aşkındır direnişini sürdüren Nursemin Yıldız ile konuştuk…

Merhabalar. İşten çıkarılma sürecinden bahseder misiniz?

İşten çıkarılmamdaki esas sebep, nisan ayındaki merkez genel kurulunda takındığım tavır… Ben ve 50 arkadaşım yönetime, çalışma raporuyla ilgili çeşitli sorular sorduk ve bu soruların karşılığını alamadık. Bu nedenle grup olarak eski yönetimi aklamama kararı aldık. Merkez yönetiminde “beni aklamayana ben iş vermem, ekmek vermem” diyen genel başkan Mahir Ulutaş tarafından çıkarılma kararım dörde üç olarak onaylandı.

Eylül 2024’te bir buçuk senelik bir süreli sözleşme yapılmıştı bizimle. O da şubat sonunda bitiyordu. 31 Mayıs’a kadar üç aylık bir uzatma yapıldı. Fakat kadroya geçme konusunda İstanbul şube yönetimi ile tartışmalar oldu. Biz kadroya alınması ve süresiz sözleşmeye dönmesi gereken üç kişiydik. Bu üç kişiden ikisine “kadroya alınması uygun bulunmuştur” şeklinde cevap gelirken bana “uygun bulunmamıştır” yanıtı geldi. Gelen cevap aslında, yasal olarak sözleşme süresinin geçtiği döneme denk geliyor. 31 Mayıs sonrasında ben 17 gün çalıştım. 17. gün bana bildirildi. Ayın 16’sında genel merkez eliyle SGK’dan işten çıkarma yapıldı. Şube yönetim kurulu yazmanı da üst yazıyla WatsApp’tan SGK çıkış kodumu bildirdi.

Geriye dönüş olarak, TİS kapsamında sendikalı bir mühendis olmama rağmen kıdem tazminatım dışında hiçbir hakkım verilmedi. 17 günlük çalışma sürem yok sayıldı. Ve bu süre boyunca İstanbul şube yönetim kurulunun resmi görevlerine de (mesela fuar) katıldım. Şube,“Fiili olarak çalışmaktadır. Belirsiz süreliğine geçmiştir” diye resmi yazı gönderdi genel merkeze. O yazıdan sonra direnmelerini bekliyordum ama direnmediler, kararlarında durmadılar.

Herkes topu şu anda birbirine atıyor. İstanbul şube diyor ki; biz çıkarmadık genel merkez çıkardı. Genel Merkez de diyor ki; biz işten çıkış yapmadık, sözleşme süresi bitti, o yüzden çıktı. Burada korkunç bir şey var hukuksuzluk ve haksızlık var.

Genel Kurul’daki tavrımdan dolayı, delegenin iradesine bir bloke konuldu. Direnme gerekçelerimin en önemli nedenlerinden birisi budur. İkincisi de İstanbul şube yönetimi, üyelerin oylarıyla yönetime gelmiştir. Dolayısıyla İstanbul şubeye üye olan bütün mühendislerin iradesini temsil etmektedir. İstanbul şubenin iradesine yönelik de bir saldırı olduğu için ve bunların tümü demokratik teamülleri tamamen ortadan kaldırıldığı için direniyorum.

Diğer nokta da tabii ki haksızlık, hukuksuzluk bana yapılmıştır. Burada insan olarak da direnmem, buna karşı çıkmam gerekiyordu. Tüm bu nedenlerden dolayı direnme kararı aldım.

Direnişle dayanışma nasıl?

Giderek hem sosyal medyadan hem de ziyaretçi sayısı bakımından destekçilerim artmaktadır.

Geçtiğimiz cumartesi bir basın açıklaması yapıldı. DEM partiden bir milletvekili de basın açıklamasına katıldı. Eylemin duyurulmasında çok önemli bir basın açıklaması oldu. Sonrasında üç saat süren, derinlikli tartışmaların olduğu forum yaptık. 

Direnişim giderek büyüyor. Ben de zaten direnme gücümü haksızlığa karşı mücadele azminden alıyorum. Haksızlığa karşı önce insan olarak, demokrat ve bir sosyalist olarak direnmek gerektiği düşüncesindeyim.

Gazetemiz vesilesiyle kamuoyuna çağrınız nedir?

Duyarlı olmaları ve destekleri artırmaları gerektiğini düşünüyorum. Ne kadar destek sağlanırsa ne kadar tepki artarsa işin çok daha hızlı çözüleceğini düşünüyorum. İki tane irade savaşıyor şu anda. Ben kendi irademin daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Destekçilerimin artması zaten bu iradenin de sonucudur. Direnmenin gücüne inanıyorum. Duyarlı bütün kesimlere teşekkür ediyorum.