. Colani çetesi İsrail’e istediği her şeyi verdi. İşgal edilen Suriye toprakları İsrail’e bırakıldı. Suriye halklarını en vahşi yöntemlerle katleden HTŞ rejimi, İsrail’in ayakları altına bir paçavra gibi serildi. Zira HTŞ gibi örgütler tam da bunun için kurulup halkların üzerine salınıyor.
Bir halklar mozaiği olan Suriye ABD, İsrail, AKP rejimi ve Körfez şeyhlerinin kışkırttığı savaşla çökertildi. Yüz binlerce kişi öldürüldü, milyonlarca kişi yerinden yurdundan edildi. ABD emperyalizmi bu yıkımın üstüne Suriye’ye boğucu bir ekonomik ambargo uyguladı. Tüm işçi ve emekçiler derin bir yoksulluğun içine itildi.
Tüm bunları Beşar Esad liderliğindeki Baas yönetimini yıkıp, İsrail’e uşaklık edecek Amerikancı bir rejim kurmak için yaptılar. Bunun için yüz milyarlarca dolar harcadılar. Dünyanın en az 80 ülkesinden cihatçı teröristi toplayıp Suriye halklarının üstüne saldılar. 14 yıl süren savaşın ardından uğursuz hedeflerine ulaştılar. Böylece Suriye vahşet çağına itildi. Zira işbaşına getirilen HTŞ ve onun gibi 40 çetenin tümü El-Kaide ve IŞİD artığıdır.
***
Kurdukları ucube rejimin başına eski IŞİD şeflerinden Muhammed el Colani (Ahmet Şara) adlı sicilli bir katili oturttular. Irak’ta en az 2500 sivilin katledilmesinden sorumlu olarak aranıyordu. ABD Colani’nin başına 10 milyon dolar ödül koymuştu. Ancak riyakârlıklarını sergilemeleri çok sürmedi. Başına ödül koydukları bu azılı teröristi eğittiler. Sakalına şekil verdiler, takım elbise giydirdiler, kravat taktırdılar ve onu “Suriye Cumhurbaşkanı” yaptılar.
IŞİD zihniyetli cihatçılar 14 yıl boyunca Suriye’de sayısız iğrenç katliam gerçekleştirdiler. İnsanlara hakaret ettiler, onur kırıcı muamele yaptılar. Kafa kestiler, karın deştiler. Mezhepsel ya da dinsel kimliği kendilerinden farklı diye insanları en vahşi yöntemlerle öldürdüler. Diri diri yaktılar. Kafeslere doldurup suda boğdular. Akıl almaz işkence yöntemleri uyguladılar. Kadınları pazarlarda sattılar vb…
İnsanlığa karşı işledikleri bu suçları saklamadıkları gibi videosunu çekip sosyal medyadan servis ettiler. Yaptıklarıyla övündüler. Ne de olsa arkalarında batılı emperyalist devletler vardı. Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi orta çağ artığı rejimler de milyar dolarlar akıttılar. Önce AKP-Fethullah Gülen cemaati koalisyonu, ardından AKP-MHP rejimi bu katil sürülerine her türlü desteği sundu.
Cihatçı zihniyetin temsilcileri 8 Aralık 2024’te Suriye’de işbaşına getirildi. Daha önce örgüt olarak işledikleri suçları artık “devlet” adı altında işliyorlar. İlk günden Alevi katliamına başladılar. Şiileri, İsmailileri, Ezidileri, Dürzileri, kimi zaman Hristiyanları, bazen de cihatçı olmayan Sünnileri hedef aldılar. Geçtiğimiz Mart ayında Alevi katliamını soykırım boyutuna vardırdılar. HTŞ çeteleri Alevilere yönelik saldırılarını hâlâ sürdürüyor.
Bu katil sürüleri 13 Temmuz’da bu kez Dürzilere karşı büyük bir saldırı başlattılar. Arap aşiretlerinden devşirdikleri tetikçileri de kullanarak, Süveyda kentini yakıp yıktılar. Dürzilere onur kırıcı vahşi muameleler yaptılar. Sadece evleri ve araçları değil, insanları da yaktılar, toplu şekilde kurşuna dizdiler. Bu ve benzeri sayısız suç işlediler.
Dürziler silahlarını teslim etmemişlerdi. Güçleri yettiğince HTŞ’nin saldırılarına direndiler ancak katliamı önleyemediler. Zira kentte yaşayan nüfusun neredeyse yarısı kadar katil Süveyda kentine saldırmıştı. Bu suçları işleyen HTŞ rejimine en açık desteği veren yine AKP-MHP rejimi oldu. HTŞ’ye verdiği desteği kesmesin diye Trump’a yalvardılar. İşçi ve emekçileri sefalete iten saray rejimi, HTŞ için ise kesenin ağzını hep açık tutuyor.
Cihatçılar güya “Allah ve din” için savaşıyorlar. Oysa yaptıkları her şey Gazze’de soykırım yapan İsrail’e hizmet ediyor. Güya Dürzileri korumak isteyen soykırımcı Netanyahu hükümeti, işgal ettiği Suriye topraklarını genişletti. Süveyda katliamının ardından Fransa’da görüşen HTŞ ile İsrail temsilcileri anlaşma yaptılar. Colani çetesi İsrail’e istediği her şeyi verdi. İşgal edilen Suriye toprakları İsrail’e bırakıldı. Suriye halklarını en vahşi yöntemlerle katleden HTŞ rejimi, İsrail’in ayakları altına bir paçavra gibi serildi. Zira HTŞ gibi örgütler tam da bunun için kurulup halkların üzerine salınıyor.



