Zengezur: Barış değil savaş koridoru!

Paşinyan-Aliyev ikilisinin Trump’la bu anlaşmaya imza atmaları, halkların barış özlemine vurulan bir darbedir. Zira bölge emperyalistsiyonist güçlerin at koşturacakları bir alan haline getirilmektedir. Barışa özlem duyan halkların ise, emperyalist-Siyonist güçler ve işbirlikçilerine karşı birleşik bir direniş geliştirmeden hedeflerine ulaşmaları mümkün değildir.

Donald Trump, Nikol Paşinyan ve İlham Aliyev 8 Ağustos’ta Washington’da bir “barış” anlaşması imzaladı. Buna göre on yıllardır çatışan Azerbaycan’la Ermenistan arasında “barış” sağlandı. Paşinyan-Aliyev ikilisini huzuruna çağıran Trump’ın, tarafları anlaştırdığı ve barışı sağladığı iddia edildi. “Zengezur Koridoru” diye adlandırılan yola, imzalanan anlaşmayla “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” adı verildi.

Gazze’de devam eden soykırıma en büyük desteği sunan, Suriye’de halkları katleden cihatçı terör rejiminin hamisi, Lübnan’da halkları birbirine kırdırma planları yapan Trump, birden “barış güvercini” oluverdi. Hızını alamayan Aliyev-Paşinyan ikilisi, İsrail’deki soykırımcı çetenin başı Netanyahu gibi, hiç utanmadan Trump’ı “Nobel barış ödülü”ne aday gösterdi.

***

İmzalanan anlaşma pek çok tartışmaya neden oldu. Saray borazanı medyadaki AKP sözcüleri, “zafer kazanmış komutan” edasında yorumlar yaptılar. Türkiye’nin anlaşmada oynadığı role övgüler dizdiler. ABD’nin İran, Rusya ve Çin’e karşı geliştirdiği bu provokatif hamleden kendilerine pay çıkardılar. Kıbleleri Washington olduğu için, aldıkları tutum pespaye olsa da şaşırtıcı değil. Ne de olsa Trump, büyük şefleri Erdoğan’ın “yakın dostu.” Gerçi Trump bazen Erdoğan’ı aşağılayan ve küçük düşüren açıklamalar da yapıyor. Ama onlar, “efendi-uşak ilişkilerinde olur öyle şeyler” diyerek bu hakaretleri sineye çekiyorlar. Böyle olmasaydı, Zengezur Koridoru’nun Trump Koridoru olmasından bu kadar coşkuya kapılmazlardı.

***

Trump’ın istediği gibi, koridor 99 yıllığına bir Amerikan şirketine kiralandı. ABD emperyalizmi bu sayede bir hançer gibi Güney Kafkasya’ya saplandı. Rusya’nın etkisini sınırlayan, İran ile Rusya’nın kara bağlantısını kesen ABD, bölgenin patronu olmaya çalışıyor. Azerbaycan’da zaten cirit atan İsrail, bu anlaşma ile bölgedeki etkisini daha da artıracak. ABD ve İsrail’in yerleştikleri yerlerde neler olduğunu anlayabilmek için Filistin’e, Suriye’ye, Lübnan’a bakmak yeterlidir.

ABD’nin esas derdi hegemonyasını pekiştirmek, halkları köleleştirmek ve zenginliklerine el koymaktır. Güney Kafkasya’ya yerleşerek burayı İran-Rusya-Çin eksenine karşı bir “savaş rampası” olarak kullanmaktır. Yoksa Azerbaycan- Ermenistan çatışması Trump’ın umurunda bile değil. O iki ülke arasındaki çatışmaları sona erdirmek adı altında, tüm bölgeyi patlak verebilecek bir savaşın ön cephesi olarak kullanmak istiyor. Bu ise bölge halklarının geleceğini riske atmak anlamına geliyor.

***

Elbette Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki çatışmaların sona erdirilmesi gerekiyor. Nitekim Sovyetler Birliği döneminde halklar bu bölgede kardeşçe yaşadılar. Sovyetler Birliği yıkılıp kapitalizm yeniden egemen olunca, savaşlar da yeniden kışkırtıldı. Dolayısıyla savaşların bedelini ödeyen halklar barışa özlem duyuyor. Ancak dünyanın en barbar emperyalist gücü olan ABD’nin halklara barış getirdiği görülmemiştir. Zira “barış” ile “emperyalizm” birbirine karşıt kavramlardır. Çünkü emperyalistler sadece tahakküm ve talan peşinde koşarlar. ABD ise halen bunu en pervasız yöntemlerle gerçekleştiren emperyalist güçtür.

Rusya’ya karşı Ukrayna’yı savaşa süren ABD uzun zamandır İran’ı da hedef tahtasına oturtmuş bulunuyor. Ve elbette Çin’e yönelik olası bir savaşa hazırlanıyor. Güney Kafkasya’ya bir hançer gibi saplanması da bu yönde bir hazırlıktır. Bu ise Zengezur Koridoru’nun barış için değil savaş için açıldığını gösteriyor.

Paşinyan-Aliyev ikilisinin Trump’la bu anlaşmaya imza atmaları, halkların barış özlemine vurulan bir darbedir. Zira bölge emperyalistsiyonist güçlerin at koşturacakları bir alan haline getirilmektedir.

Barışa özlem duyan halkların ise, emperyalist-Siyonist güçler ve işbirlikçilerine karşı birleşik bir direniş geliştirmeden hedeflerine ulaşmaları mümkün değildir.