Salı, Mart 3, 2026

Greif İşgali’nin 12. yılı!

Bugün işçi sınıfı yeni Greifler yaratarak önünü açabilir. İçinde bulunulan boğucu atmosfer ancak işçi sınıfının ayağa kalkmasıyla püskürtülebilir. Greif işgali bu ayağa kalkışın nasıl örgütlenmesi gerektiğini gösteren bir deneyim olarak yol göstermeye devam ediyor.

Sincan OSB’nin zehir saçan fabrikası: ERKUNT

Kâr uğruna doğanın talanı da, işçilerin sağlığının riske atılması da onlar açısından sorun değildir. Bu konuda alınacak önlemler ise gereksiz bir “maliyet” kalemi olarak görülür.

Ücret zamlarında OVP sınırı

Asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapılmasının ardından ocak ayı zamlarında da bu oran ülke çapında işçi sınıfına dayatıldı. Yüzde 27 oranı İzmir’deki fabrikalarda da üst sınır işlevi gördü. Ancak önceki yıllardan farklı olarak birçok fabrikada kapitalistler bu oranın da altında zamları işçilere dayattı.

Doyuramadık!

Biz aç kaldık, onlar doymak bilmedi. 80 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kaldı, bir avuç burjuva doymak bilmedi.

Vahşi madenciliğe geçit yok!

Madencilik sektöründe çalışan işçilerin karşı karşıya kaldığı ağır sorunlar da bu mücadelenin bir parçası olarak ele alınmalıdır. Başta siyanürlü altın arama olmak üzere, maden işçilerinin yaşamını tehdit eden her türlü uygulama yasaklanmalıdır.

AKP daha saldırgan bir döneme hazırlanıyor

Siyasal alanda ciddi bir yönetme krizi yaşayan, öte yandan işçi sınıfını ve emekçileri her gün daha ağır koşullara mahkûm eden AKP iktidarının baskı ve zorbalığı artırmaktan başka bir seçeneği zaten yoktur. Bu hamleler iktidarı içine düştüğü çıkmazdan kurtarmayacaktır, ancak saldırganlığın dozunu yükselteceği açıktır.

GÜNCEL / Tüm Yazılar

Doyuramadık!

Sistem zehir saçıyor…

Şakacı Alperen…

Babalar ve oğullar

Tek seçenek sosyalizm!

Zulüm ile abâd olunmaz!

KAPAK

Zulmünü artır ki çöküşün hızlansın!

“İşçi sınıfı eğer daha iyi çalışma ve yaşam koşulları istiyorsa, yalnızca ekmeği için değil demokratik hak ve özgürlükleri için de kavgaya atılmak zorundadır.”

İnsanca yaşam ancak mücadeleyle kazanılır!

Yaşamlarımızı, emeğimizi ve geleceğimizi sömüren asalak kapitalist sınıf karşısında, korkuya değil dayanışmaya, dağınıklığa değil birliğe, sessizliğe değil örgütlü mücadeleye yaslanmak zorundayız. İşçi ve emekçiler için başka bir yol yoktur. Tek gerçek çözüm, işçi sınıfının kendi gücüne güvenerek kararlı ve birleşik bir mücadele hattı örmesidir.

Epstein, çürüyen düzenin aynasıdır

Suçluların cezalandırılması elbette gereklidir. Ancak bu suçların üzerinde yükseldiği ve onları besleyen emperyalist-kapitalist düzen yıkılmadan, sınıflar arası eşitsizlik ve buna dayalı sömürü düzeni ortadan kaldırılmadan insanlık bu çürümeden kurtarılmaz. Epstein Adası’ndan yükselen çocuk çığlıkları, işçi sınıfını bu lanetli düzeni yıkmaya çağırıyor.

İşçi sınıfına reva görülen sefalet

Ücretlere yapılan sefalet zamlarından artan vergi yüküne, esnek üretim düzenlemelerini içeren yasa tasarılarından kıdem tazminatını gasp etmeye yönelik planlara kadar, hem mevcut uygulamalar hem de gündeme getirilen adımlar, önümüzdeki dönemin daha sert saldırılara sahne olacağını gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, 2026 yılında işçi sınıfının daha güçlü ve örgütlü davranması gerektiğini ortaya koyuyor.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş

Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1

“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”

Demokrasi kavramı üzerine 5 / İşçi demokrasisi

İşçi demokrasisinin, burjuva demokrasisinden binlerce kat daha demokratik ve üstün olduğu gerçeği gerek Paris Komünü deneyimi gerekse 1917 Ekim Devrimi’yle somut olarak doğrulanmıştır.