Salı, Mart 3, 2026

Sömürüye, şiddete ve savaşa karşı diren, örgütlen!

Sömürü düzenine öfkemizle, eşit ve özgür bir dünyaya olan inancımızla ve mücadele kararlılığımızla 8 Mart’ta yine mücadele alanlarında olacağız!

Bu karanlığa teslim olmayacağız!

“Yaşamın her alanında üstümüze çöken tahakkümü püskürtmek istiyorsak, bugün Rojava’da ve Suriye’de yaşanan saldırganlığa karşı durmalıyız. Barışın, halkların kanı üzerine değil kardeşliği üzerine inşa edilebileceğini haykırmalıyız.”

“Ortak mücadelemizi biz büyüteceğiz!”

Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi’nde örgütlü Plascam fabrikasında çalışan, doğum izninden döndüğünde işten çıkarılan kadın işçi Hasret Kanat ile konuştuk... “Ortak mücadelemizi biz büyüteceğiz!”

Direneceğiz, örgütleneceğiz!

İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret, eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma, şiddetsiz ve baskısız işyerleri ancak örgütlü mücadeleyle kazanılabilir. Kadın işçilerin kurtuluşu, erkek işçi kardeşleriyle birlikte omuz omuza vererek bu sömürü düzenine karşı mücadele etmekten geçmektedir.

“Birikim ve deneyimlerimizi paylaştık”

Dünya Kadın Konferansı 2. Teorik Semineri hakkında İEKK sözcüsü ile konuştuk...

Baskı, şiddet ve sömürü düzenine karşı 25 Kasım’da alanlara!

Şimdi mücadeleyi daha ileriye taşıma zamanı, tüm bu sorunların kaynağı olan bu ölüm ve sömürü düzeninden hesap sorma zamanı. Yaklaşan 25 Kasım’da baskıya, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı alanları doldurma zamanı!

KADIN / Tüm Yazılar

Hangi saftasınız?

Boyun eğmeyeceğiz…

8 Mart’a giderken…

KAPAK

Zulmünü artır ki çöküşün hızlansın!

“İşçi sınıfı eğer daha iyi çalışma ve yaşam koşulları istiyorsa, yalnızca ekmeği için değil demokratik hak ve özgürlükleri için de kavgaya atılmak zorundadır.”

İnsanca yaşam ancak mücadeleyle kazanılır!

Yaşamlarımızı, emeğimizi ve geleceğimizi sömüren asalak kapitalist sınıf karşısında, korkuya değil dayanışmaya, dağınıklığa değil birliğe, sessizliğe değil örgütlü mücadeleye yaslanmak zorundayız. İşçi ve emekçiler için başka bir yol yoktur. Tek gerçek çözüm, işçi sınıfının kendi gücüne güvenerek kararlı ve birleşik bir mücadele hattı örmesidir.

Epstein, çürüyen düzenin aynasıdır

Suçluların cezalandırılması elbette gereklidir. Ancak bu suçların üzerinde yükseldiği ve onları besleyen emperyalist-kapitalist düzen yıkılmadan, sınıflar arası eşitsizlik ve buna dayalı sömürü düzeni ortadan kaldırılmadan insanlık bu çürümeden kurtarılmaz. Epstein Adası’ndan yükselen çocuk çığlıkları, işçi sınıfını bu lanetli düzeni yıkmaya çağırıyor.

İşçi sınıfına reva görülen sefalet

Ücretlere yapılan sefalet zamlarından artan vergi yüküne, esnek üretim düzenlemelerini içeren yasa tasarılarından kıdem tazminatını gasp etmeye yönelik planlara kadar, hem mevcut uygulamalar hem de gündeme getirilen adımlar, önümüzdeki dönemin daha sert saldırılara sahne olacağını gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, 2026 yılında işçi sınıfının daha güçlü ve örgütlü davranması gerektiğini ortaya koyuyor.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-2 Emperyalizm ve savaş

Her türlü savaşa karşı çıkmak, sınıflı bir toplumda yaşadığımız gerçeğini ve işçi sınıfının verdiği en büyük savaşın sınıf savaşı olduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bu tutum, işçi sınıfının kapitalist düzene karşı son derece haklı olan mücadele ve savaş hakkını da reddetmek demektir. Bu ise insanlığın kurtuluşuna set çekmekten, bu kölece düzene boyun eğmekten, emperyalist-kapitalist sistemin dünyayı felaketlere sürüklemesine seyirci kalmaktan başka bir anlama gelmez.

Emperyalizm ve anti-emperyalist mücadele-1

“Emperyalizm, kapitalist sistemin zorunlu olarak vardığı bir üst aşamadır. Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika tercihi değildir. Can çekişen kapitalizmin ömrünü uzatabilmek için, sistemin iç çelişkilerinin ürünü olan krizlerini dünya ölçeğine yayarak yönetme biçimidir.”

Demokrasi kavramı üzerine 5 / İşçi demokrasisi

İşçi demokrasisinin, burjuva demokrasisinden binlerce kat daha demokratik ve üstün olduğu gerçeği gerek Paris Komünü deneyimi gerekse 1917 Ekim Devrimi’yle somut olarak doğrulanmıştır.